Türkiye’nin yeni partilerinden biri olan Halkın Sesi Partisi (HAS Parti) Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, dün akşam saatlerinde Burdur’a geldi. Murat Gür’ün Susamlık tesislerinde düzenlediği yemekli toplantıda konuşan Kurtulmuş; Türkiye’nin siyaset üslubundaki seviye düşüklüğüne dikkat çekerek, “Türkiye siyasetindeki seviye düşüklüğü, HAS Parti’nin iktidarıyla ortadan kaldırılıp, olması gereken seviyeye çıkarılacaktır” dedi.
Burdur Susamlık Tesislerinde, Burdur’un siyaset ve sivil toplum kuruluşları ile iş çevrelerinden geniş bir kesimin katıldığı yemekli toplantıda konuşan Halkın Sesi Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Tirkiye siyasetinin üslup seviyesindeki düşüklüğe dikkat çekerek başladığı konuşmasında, HAS Parti programı ve siyasetini açıkladı. Bir soru üzerine; kendilerinin asla itibar etmeyecekleri, Türk Halkının yaşadığı bu siyaset üslubundaki düşüklüğün HAS Parti iktidarıyla ortadan kaldırılacağını söyledi.
Hanımköylü (Burdurlu) olduğunu belirterek sözlerine başlayan ve niçin siyaset yaptığını açıklayan Numan Kurtulmuş şunları söyledi:
“Partisinin hızlı ve güçlü bir şekilde kurulmuştur. Millette karşılığı ve beklentisi olduğu için bu parti kurulmuştur. Halkın Sesi Partisi, Türkiye’nin yegane siyasal iktidar alternatifidir. Halkın Sesi Partisi üç temel özelliği ile Türkiye siyasetini yeniden formatlıyor. Bunlardan bir tanesi ‘üslup meselesi’dir. Maalesef Türkiye’de, özellikle son sekiz yıldır, iktidar ve muhalefet partileri arasındaki üslupsuzluk ve seviyesizlik herkesin gözü önündedir. Hiçbir meselede konuşmak, görüşmek, fikir alışverişinde bulunmak, birbirine yol göstermek; bırakın bunlardan geçtik, birbirinin ne dediğini anlamak nezaketinde dahi bulunmayan bir iktidar ve ana muhalefetle karşı karşıyayız. Parlamentodaki partilerin siyaset tablosu budur. Hiç kimse diyemez ki; AKP ve CHP, herhangi bir konuda oturdular, karar aldılar, şu uygulamayı yaptılar. Çok önemli olan Anayasa Paketi görüşmelerinden geriye kalan, sadece küfürler, kavgalar, kesilen oturumlardır.
Biri diyor ki; ‘Efendim, sen merdivenden inmeyi bile bilemiyorsun. Diğeri de ‘Sen de beygirin sırtında duramıyorsun’. Allah aşkına böyle bir siyaset üslubu olur mu? Türkiye siyaseti, fevkalade bir üslup sorunuyla karşı karşıyadır.”
Kurtulmuş şöyle devam etti: “Bizim maneviyatçılıktan kastettiğimiz; siyasetin lazım olan maneviyatçılık kısmıdır. Yani kamunun yükünü yüklendiğiniz zaman, devletin işini yaparken, bu dünyanın bir de öte dünyası vardır diyerek, kılı kırk yararak, kamunun bir tek kuruşunu kendi lehinize çevirmemeniz, insanlara haksızlık ve zulüm yapmamanız demektir.
4 tane esas sayıyoruz; yerli Türkiyeci bir parti, antiemperyalist sömürüye karşı bir parti, herkesin partisi ve maneviyatçı bir partidir.
Seviye düşüklüğünden toplum hoşlanmıyor, rahatsızlık duyuyor. Birkaç sene sonra, Has Partinin varlığı karşısında hiçbir parti böyle konuşmaya devam edemeyecektir. “
Kurtulmuş, Saadet Partisi’nden ayrılışını da şu sözlerle ifade etti;
“Sistematik olarak büyük haksızlıklara uğradık. Orada mücadele etmenin anlamı ve zemini kalmadı. Hiç kimseye kırgın değiliz. Bana ve aileme yapılanlar da dahil olmak üzere… Herkese kakkımı helal ediyorum.”