Vali Şerif Yılmaz, Aziziye Köyü Kültür Sanat ve Yayla Şenliğine katıldı

Yörük Kültürünü yaşatan köylerimizden Aziziye Köyü Muhtarlığı tarafından 17'incisi düzenlenen Yayla Şenliğini, uzun yıllardır Burdur Yörük İl Beyi ve aynı zamanda 647. Kırkpınar Güreş Ağası olan hayırsever iş adamı Mehmt Cadıl destekliyor.

Vali Şerif Yılmaz,  Aziziye Köyü Kültür Sanat ve Yayla Şenliğine katıldı
Vali Şerif Yılmaz,  Aziziye Köyü Kültür Sanat ve Yayla Şenliğine katıldı Akca Gazete
Bu içerik 212 kez okundu.

Aziziye Köyü Elma Çukuru Yaylasında düzenlenen Şenliğe bu yılda katılım yüksekti. Şenliğe başta Vali Şerif Yılmaz olmak üzere Milletvekili Bayram Özçelik, Burdur Cumhuriyet Başsavcı Sadi Doğan, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, Bucak Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili İsmail Bayata, İl Emniyet Müdürü Saim Akpınar, İl Genel Meclisi Başkanı Muzaffer Bağcı, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Servet Olpak, ilçe ve belde belediye başkanları, siyasi parti il başkanları, daire müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Burdur’dan ve çevre illerden gelen vatandaşlar katıldı.

 

Vali Yılmaz katıldığı şenlikte tek tek çadırları dolaşarak vatandaşlarla muhabbet, sohbet etti. Katılımları ve yörük kültürünü yaşattıkları dolayısıyla kendilerine teşekkür etti.

 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan şenlik programında Aziziye Köyü Muhtarı Ali Kozak, hayırsever iş adamı Mehmet Cadıl, Milletvekili Bayram Özçelik ve Vali Şerif Yılmaz konuşma yaptı.

 

Vali Yılmaz, konuşma yapmak için çıktığı sahnede kendisine Mehmet Cadıl tarafından yörüklerin kullandığı poşu hediye edildi. Poşuyu başına bağlayan Vali Yılmaz, yörük kültürünü yaşamasına destek veren vatandaşlara seslendi.

 

Vali Yılmaz şenlikte yaptığı konuşmada;

“Bugün Atatürk’ün söylediği gibi, Toros yaylalarında, yörük çadırında duman tüttürmeye gelen gönül dostları, hepinizi saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum. Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum, özellikle son yıllarda ülkemizi bölmek isteyen gerek dahili, gerek harici düşmanlarımız boş durmuyorlar. Onlara dur diyecek bu çadırlardır, bu çadırlardaki ruhtur, bu çadırlardaki heyecandır. Bu heyecanı yaşatan herkese teşekkür ediyorum.

 

 

BİLSİNLER Kİ BU ÜLKENİN BAŞINA ÇORAP ÖRMEYE ÇALIŞANLAR BU ÇADIRLARDA DUMAN TÜTTÜĞÜ SÜRECE HİÇBİR GÜÇ KUVVET BİZİ YOK EDEMEZ.

Geçen hafta Çavdır Kozağaç’taydık, bugün buradayız. Önümüzdeki haftalarda da başka yaylalardayız. Anadolu’ya ilk ayak bastığımızdan itibaren atalarımızın yerleştiği, çadırlarımızın kurulduğu, kültürümüzün yeşerip yaşatıldığı bu topraklarda sizlerle beraber olalım istedik. Devletiyle, milletiyle hepimiz birarada olalım istedik. Biz biriz, beraberiz, tek bir vatan için, tek bir bayrak için, tekbir millet için hepimiz canımızı vermeye hazırız. Onun için bu dağlarda bu dumanları tüttürüyoruz. Bilsinler ki bu ülkenin başına çorap örmeye çalışanlar bu çadırlarda duman tüttüğü sürece hiçbir güç kuvvet bizi yok edemez. Biz Yörükler bu coğrafyanın Anadolu toprağı olması için, bu kültürün yerleşmesi için sadece çobanlık yapmadık. Dün yine Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır efendinin babasının doğduğu Yazır köyündeydik. Orada onu rahmetle andık. Niye andık, Elmalılı Hamdi Yazır Efendi Osmanlı döneminde doğmuş Cumhuriyet Döneminde hepimizin bildiği gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından talep edilen Kur’an-ı Kerim tefsirini yazmış önemli bir ilim insanı. Bunun yanında çok fazla kişinin bilmediği şair yönü var, bunun yanında felsefeyle uğraşmış, batılıların bu millete yutturmaya çalıştığı teorilerini hak dini Kur’an tefsiri kitabında çürüten bir bilim insanı gönül insanı, bu toprakların yetiştirdiği nadide ender insanlardan bir tanesi. Dün onun hatırasına program düzenlendi. Yine bu yaylalardan birinde düzenlendi.

 

BİZİ YILLARCA KÜRT, TÜRK, ÇERKEZ, ALEVİ, SÜNNİ DİYE AYIRMAYA ÇALIŞTILAR, BAŞARAMADILAR. BİZİM MAYAMIZ ÖZÜMÜZ BİRDİR, TEKDİR, BUNU DA HERKES BİLSİN.

 

Bu topraklar geçmişten bu günlere kadar, kültürümüzü yaşatan bir çok insanımızın emeği ile geldi. Yine hepinizin bildiği gibi geçen yıl buraya ilk yayla şenliği programına aziziye yaylasına geldiğimde bir söz söylemiştim. Ecdadın ilk çadır kurduğu yerlerden Domaniç Yaylasından buralara gelmiştik. Domaniç Yaylasındaki o kültürün burada olduğunu ifade etmiştim. Bugün burada aramızda Bitlis Derneğimiz var. Bitlis’te görev yaptım, yine Anadolu topraklarına ilk ayak bastığımız yerler de Malazgirt'tir, Ahlat’tır. Bu bölgede yaşayan insanlarımızın kültürü de, buradaki kültürümüz ne ise aynısı orada da var. Ama bizi yıllarca Kürt, Türk, Çerkez, Alevi, Sünni diye ayırmaya çalıştılar başaramadılar. Bu nifakı içimize sokmaya çalıştılar. Bilin ki Türkiye’nin neresine giderseniz gidin hangi bölgesine giderseniz gidin aynı kültürün hepsini bulacaksınız. Burada yemeğin adı Keşkek'tir, Bitlis’te Helise'dir. Sadece adı değişmiştir. Ama bizim mayamız özümüz birdir, tekdir. Bunu da herkes bilsin.

 

15 TEMMUZ’U HİÇBİR ZAMAN UNUTMAMAMIZ GEREKİYOR. UNUTTUĞUMUZ ANDAN İTİBAREN  YİNE AYNI OYUNLARI OYNAMAYA, BU MİLLETİN BAŞINA ÇORAP ÖRMEYE ÇALIŞACAKLAR.

Özellikle bizi birbirimize düşürerek, bu nifakı aramıza yıllarca sokmaya çalıştılar. Ama alevi kardeşlerimiz bu oyuna gelmedi. Kürt kardeşlerimiz bu oyuna gelmedi. Lazı’da gelmedi, Çerkez’ide gelmedi, Yörüğüde gelmedi.  Onun için Türkiye Cumhuriyeti Devleti bugün bölgesinde söz söyleyebilen ülke konumuna geldi çok şükür. İşte bunu hazmedemiyorlar. Hazmedemeyecekler. Bundan sonrada devam edecekler. Ama bilin ki, biz bu ocakları bu çadırlarda yakıp dumanları tüttürdüğümüz sürece bunu başaramayacaklar. Geçen yıl buradaki programdan bir hafta sonraydı. Yine aynı tarihe tekabül etti. 15 Temmuz hain darbe girişimi ile karşılaştık. 15 Temmuz hain darbe girişimi asker üniformasına bürünmüş hainlerin, bu milletin evlatlarına karşı giriştiği, birilerine bu ülkeyi peşkeş, birilerine işgal ettirmek için uyguladığı bir darbe girişimidir. 15 Temmuz’u hiçbir zaman unutmamanız gerekiyor. Unuttuğumuz andan itibaren  yine aynı oyunları oynamaya, bu milletin başına çorap örmeye çalışacaklar.

 

NASIL KURTULUŞ SAVAŞINDA BALTAYLA NACAKLA MÜCADELE EDEN ŞERİFE BACILARIMIZ VARSA, BUGÜNDE 90 YAŞINDA EŞEĞİYLE  MEYDANA KOŞAN KARAMANLI’LI EMİNE ANALARIMIZ VAR.

15 Temmuz günü Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla meydanlara çıkıldı. Yaşlısı, erkeği, genci, çoluğu çocuğu Sela'larla beraber bu millet meydanlara indi. Milletin meydana inmesiyle beraber, bu milletin azmini hesap edemeyen o alçaklar emellerine ulaşamadan bugün hesap verme konumuna geldiler. Hesap verirken de yalan söylüyorlar. Dün bunu yapanlar yapmadık diyorlar. Ama bilin ki bu millet, bu devlet bunları affetmeyecek. Bunları tarihin derinliklerine gömüp ilelebet hesabını soracak. Bunu niye söyledim. 15 Temmuz gecesi Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla meydanlara inin bu alçaklara bu devleti, bu toprakları bırakmayın dediğinde, eşeğine binip 90 yaşındaki Emine teyzem Karamanlı’da meydana geldi. Bu alçaklara, bu toprakları bırakmamak için. Nasıl Kurtuluş Savaşında baltayla, nacakla Şerife bacılarımız varsa bugünde Emine analarımız var. Onların ruhu var, o ruh burada var. Onun için bu ruhu yaşatan herkese teşekkür ediyorum. İnşallah bu birlik beraberliğimiz devam ettiği sürece, hepinizin farklı siyasi görüşleri olabilir, farklı dernekleri olabilir, farklı köyleri, şehirleri olabilir. Önemli olan bir olmamız, ortak olan değerlerimizi öne çıkarmamızdır. Onun için şanlı bayrağımız tekdir. Başka bayrağımız yok. Devletimiz tekdir, başka devletimiz yok. Bizim gidecek başka devletimizde yok.

 

BU TOPRAKLAR SADECE BİZE AİT DEĞİL, BU TOPRAKLAR OSMANLI'NIN BAKİYESİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE BERABER OLAN, GÖNÜL BAĞI BULUNAN 15 TEMMUZ GECESİ DUALARLA SABAHLARA KADAR NAMAZ KILAN DUA EDEN GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ İNSANLARIN DA TOPRAKLARIDIR.

Nasıl ki ecdadın bize bıraktığı bu topraklar Osmanlının bakiyesi bu topraklar sadece bize ait değilse, gönül coğrafyamızdaki Osmanlı Döneminde hüküm sürdüğümüz bize bağlı olan devletlerin ve milletlerinde kaçıp gelebildiği tek toprak burasıdır. Onun için Bosna’dan buraya geldiler, onun için Bulgaristan’dan buraya geldiler, onun için Suriye’den buraya geliyorlar. Bu topraklar sadece bize ait değil, bu topraklar Osmanlının bakiyesi Türkiye Cumhuriyeti ile beraber olan, gönül bağı bulunan 15 Temmuz gecesi dualarla sabahlara kadar namaz kılan dua eden o gönül coğrafyamızdaki insanların da topraklarıdır. Onun için sorumluluğumuz daha büyük çok daha önemli. Bunun farkında olarak da Büyük Türkiye Cumhuriyeti Devletinin daha da güçlenmesi daha da ilerlemesi hepimizin sorumluluğunda. İşte bu kültürün yaşatılması gerekiyor. Yaşatılması içinde böyle fedakar insanlara ihtiyaç var. Sadece devlet değil, milletin gönlünden koparak buraya geliyorsak eğer, buraya severek, zorlamadan geliyorsak bu kültür yaşıyor demektir. Yaşatılacak demektir. Bundan dolayı da gönlümüz rahat bunu da görüyoruz. Onun içinde bu topraklarda bu bayraklar hiçbir zaman inmeyecek, ezanlarımız susmayacak. Bu millet birlik beraberlik içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile beraber ilelebet yaşayacaktır diyorum.

 

Buraya ülkemizin çeşitli yerlerinden gelen tüm dostlarımızın da memleketlerine döndüklerinde Burdur’un selamını, sevgisini ve muhabbetini iletmesini istirham ediyor, hepinize hayırlı günler diliyorum” dedi.

 

Konuşmaların ardından sahne alan mahalli sanatçılar ve yöreye ait orta oyunları ile vatandaşlar doyasıya eğlendi.

 

Yörüklerin yoğun katılım sağladığı şenlikte Vali Yılmaz ve Protokol üyeleri çadırları gezerek kültürü yaşatan Yörükler ile sohbet ettiler.

burdur aziziye yörük şenlik mehmet cadıl vali şerif yılmaz
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akca GAzete 335. sayı
Akca GAzete 335. sayı
Türkiye'de 66.4 milyon internet kullanıcısı
Türkiye'de 66.4 milyon internet kullanıcısı