Türk balına kimliklendirme çalışması

TÜRKİYE Arı Yetiştiriciliği Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, Türkiye'de üretilen balı kimliklendirme çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, ″Kestane, geven, ayçiçeği, pamuk ve narenciye balımızın kimliklerini çıkartıyoruz. Bu kimlikler çıkartılınca artık Türkiye'deki bu ballar da devletimiz tarafından Kodeks'e girmesi lazım. Kodeks'e girdikten sonra Türkiye'deki bal arzı rahatlayacaktır″ dedi. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği tarafından Serik'e bağlı Belek turizm merkezindeki Maritim Pine Beach Otel'de düzenlenen Uluslararası Bal Komisyonu Kongresi başladı. Kongreye yerli ve yabancı 70 davetli katıldı. 'DÜNYADA ARI SAYISI AZALIYOR' Uluslararası Arıcılar Birliği Federasyonu Başkanı Philip McCabe, gazetecilere yaptığı açıklamada, dünyanın kuzey bölgelerinde arı sayısının azaldığını, güney bölgelerinde ise artış varmış gibi göründüğünü, ancak bunun yanıltıcı olduğunu söyledi. Philip McCabe, ″Aslında dünyanın güney bölgelerinde bal üreten arıcılar şu anda arı üretiyor. Bal üretimini bırakıp arıyı çoğaltmak için bir çaba içerisindeler. Arıları da çoğaltıp Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne gönderiyorlar. Genel anlamda dünyada arı sayısı azalıyor. Dünyanın bazı bölgelerindeki arıcılar bal ve arı ürünlerinden ziyade arı üretir duruma geldi″ dedi. TÜRK BALI MEŞHUR Türkiye'de üretilen bal kalitesinin meşhur olduğunu ve tanındığını aktaran Philip McCabe, Türkiye'nin ikliminin arıcılığa çok uygun olduğunu ve 4 mevsim bal üretilebildiğini kaydetti. Dünyada sahte bal üretiminin fazla olduğunu vurgulayan McCabe, Türkiye'de üretilen değerli balların iyi duyurulup, iyi pazarlanmasının önemine işaret etti. 'TÜRKİYE'DE YAPILMASINI DESTEKLİYORUM' Özellikle Almanya'nın İstanbul'da 29 Eylül- 4 Ekim tarihleri arasında yapılacak Dünya Arıcılık Kongresi'ne katılacaklara Türkiye'nin güvensiz olduğu yönünde girişim olduğunu aktaran McCabe, ″Bu bir çöp. Öyle bir şey yok. İstanbul dünyanın en güvenli bölgelerinden biri ve çok beğendiğim bir şehir. 2 yıldır İstanbul'da yapılacak Dünya Arıcılık Kongresi için dünyanın her yerinde reklam ve tanıtım çalışmaları yapıyorum. Ben bu tarz etkinliklerin Türkiye'de yapılmasını destekliyorum″ diye konuştu. 'BALIMIZIN KİMLİKLERİNİ ÇIKARTIYORUZ' Türkiye Arı Yetiştiriciliği Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, sahte balın üreticinin rekabet gücünü kırdığına işaret etti. Sahte balla mücadele konusunda büyük firmaların kendilerine destek vermesi gerektiğine işaret eden Şahin, şöyle devam etti: ″Bu konuda Türkiye Arıcılar Birliği'nin 2 projesi var. Birincisi sözleşmeli arıcılık modelleri, diğeri de Türk ballarının kimliklendirilmesi. Bu projenin 1.5 milyon Euro'luk bütçesi var. Bu bütçeyle biz 3 yıl sonunda ticarete konu olan kestane, geven, ayçiçeği, pamuk ve narenciye balımızın kimliklerini çıkartıyoruz. Bu kimlikler çıkartılınca artık Türkiye'deki bu ballar da devletimiz tarafından Kodeks'e girmesi lazım. Kodeks'e girdikten sonra Türkiye'deki bal arzı rahatlayacaktır. Enzimlerin önüne geçmemiz lazım. Bala değişik enzim kullananlara müeyyide uygulanması lazım.″ 'TÜRKİYE'NİN BAL İTHALİNE İHTİYACI YOK' Türkiye'deki bal üretiminin istatistiklere göre yıllık 103 bin ton olduğunu, ancak bunun daha fazlasının üretildiğini kaydeden Şahin, ″Petek ballarımızı da bunun içerisine koyarsak Türkiye'nin bal ihtiyacı yok. İthalat bizim için çok acındıracak bir laftır. 11 bin 800 bitki florasının olduğu bir yerde bal ithal edemeyiz. Ancak üretim desenini genişletmemiz gerekiyor″ dedi. ″BÜYÜK BİR SAHTECİLİK VAR″ Uluslararası Bal Komisyonu Kongresi Eşbaşkanı Etienne Bruneau, ″Dünyada arı ürünlerinde sahtecilik konusunda durum çok kötü. En büyük problem balda görünüyor ama aynı zamanda balmumunda ve arı sütünde de büyük sahtecilik var. Avrupa'da satılan balın yüzde 25 ile 30'unun gerçek bal olmadığını biliyoruz″ diye konuştu. 'BAL DIŞINDA HİÇBİR ARI ÜRÜNÜNÜN MEVZUATI YOK' Uluslararası Bal Komisyonu Kongresi Eşbaşkanı Aslı Elif Tanuğur Samancı da şunları söyledi: ″Balda sahtecilik konusu sadece ülkemizde değil, dünyada ciddi sorun. Bal adı altında sayılan ürünlerin yaklaşık yüzde 25'inin sahte olduğunu araştırmalarda görüyoruz. Bizim bu yıl 'propolis' ile ilgili yaptığımız bir araştırma var. Dünyanın her yerinden 60 adet propolis adı altında satılan numuneyi topladık. Bunlar Kore'den Japonya'ya, ABD'den Avrupa'ya, Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye 60 tane propolis adı altında satılan ürün. Bunların yüzde 95'i propolis çıkmadı. Sadece 60 örnekte 3 örnek gerçek çıktı. Ülkemizde propolis, arı sütü, bal ve polenle ilgili yasa- yönetmeliklerin geliştirilmesi çok önemli. Bal dışında hiçbir arı ürününün mevzuatı yok.″.

Türk balına kimliklendirme çalışması
Türk balına kimliklendirme çalışması
Bu içerik 141 kez okundu.

TÜRKİYE Arı Yetiştiriciliği Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, Türkiye'de üretilen balı kimliklendirme çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, ″Kestane, geven, ayçiçeği, pamuk ve narenciye balımızın kimliklerini çıkartıyoruz. Bu kimlikler çıkartılınca artık Türkiye'deki bu ballar da devletimiz tarafından Kodeks'e girmesi lazım. Kodeks'e girdikten sonra Türkiye'deki bal arzı rahatlayacaktır″ dedi.
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği tarafından Serik'e bağlı Belek turizm merkezindeki Maritim Pine Beach Otel'de düzenlenen Uluslararası Bal Komisyonu Kongresi başladı. Kongreye yerli ve yabancı 70 davetli katıldı.
'DÜNYADA ARI SAYISI AZALIYOR'
Uluslararası Arıcılar Birliği Federasyonu Başkanı Philip McCabe, gazetecilere yaptığı açıklamada, dünyanın kuzey bölgelerinde arı sayısının azaldığını, güney bölgelerinde ise artış varmış gibi göründüğünü, ancak bunun yanıltıcı olduğunu söyledi. Philip McCabe, ″Aslında dünyanın güney bölgelerinde bal üreten arıcılar şu anda arı üretiyor. Bal üretimini bırakıp arıyı çoğaltmak için bir çaba içerisindeler. Arıları da çoğaltıp Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne gönderiyorlar. Genel anlamda dünyada arı sayısı azalıyor. Dünyanın bazı bölgelerindeki arıcılar bal ve arı ürünlerinden ziyade arı üretir duruma geldi″ dedi.
TÜRK BALI MEŞHUR
Türkiye'de üretilen bal kalitesinin meşhur olduğunu ve tanındığını aktaran Philip McCabe, Türkiye'nin ikliminin arıcılığa çok uygun olduğunu ve 4 mevsim bal üretilebildiğini kaydetti. Dünyada sahte bal üretiminin fazla olduğunu vurgulayan McCabe, Türkiye'de üretilen değerli balların iyi duyurulup, iyi pazarlanmasının önemine işaret etti.
'TÜRKİYE'DE YAPILMASINI DESTEKLİYORUM'
Özellikle Almanya'nın İstanbul'da 29 Eylül- 4 Ekim tarihleri arasında yapılacak Dünya Arıcılık Kongresi'ne katılacaklara Türkiye'nin güvensiz olduğu yönünde girişim olduğunu aktaran McCabe, ″Bu bir çöp. Öyle bir şey yok. İstanbul dünyanın en güvenli bölgelerinden biri ve çok beğendiğim bir şehir. 2 yıldır İstanbul'da yapılacak Dünya Arıcılık Kongresi için dünyanın her yerinde reklam ve tanıtım çalışmaları yapıyorum. Ben bu tarz etkinliklerin Türkiye'de yapılmasını destekliyorum″ diye konuştu.
'BALIMIZIN KİMLİKLERİNİ ÇIKARTIYORUZ'
Türkiye Arı Yetiştiriciliği Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, sahte balın üreticinin rekabet gücünü kırdığına işaret etti. Sahte balla mücadele konusunda büyük firmaların kendilerine destek vermesi gerektiğine işaret eden Şahin, şöyle devam etti:
″Bu konuda Türkiye Arıcılar Birliği'nin 2 projesi var. Birincisi sözleşmeli arıcılık modelleri, diğeri de Türk ballarının kimliklendirilmesi. Bu projenin 1.5 milyon Euro'luk bütçesi var. Bu bütçeyle biz 3 yıl sonunda ticarete konu olan kestane, geven, ayçiçeği, pamuk ve narenciye balımızın kimliklerini çıkartıyoruz. Bu kimlikler çıkartılınca artık Türkiye'deki bu ballar da devletimiz tarafından Kodeks'e girmesi lazım. Kodeks'e girdikten sonra Türkiye'deki bal arzı rahatlayacaktır. Enzimlerin önüne geçmemiz lazım. Bala değişik enzim kullananlara müeyyide uygulanması lazım.″
'TÜRKİYE'NİN BAL İTHALİNE İHTİYACI YOK'
Türkiye'deki bal üretiminin istatistiklere göre yıllık 103 bin ton olduğunu, ancak bunun daha fazlasının üretildiğini kaydeden Şahin, ″Petek ballarımızı da bunun içerisine koyarsak Türkiye'nin bal ihtiyacı yok. İthalat bizim için çok acındıracak bir laftır. 11 bin 800 bitki florasının olduğu bir yerde bal ithal edemeyiz. Ancak üretim desenini genişletmemiz gerekiyor″ dedi.
″BÜYÜK BİR SAHTECİLİK VAR″
Uluslararası Bal Komisyonu Kongresi Eşbaşkanı Etienne Bruneau, ″Dünyada arı ürünlerinde sahtecilik konusunda durum çok kötü. En büyük problem balda görünüyor ama aynı zamanda balmumunda ve arı sütünde de büyük sahtecilik var. Avrupa'da satılan balın yüzde 25 ile 30'unun gerçek bal olmadığını biliyoruz″ diye konuştu.
'BAL DIŞINDA HİÇBİR ARI ÜRÜNÜNÜN MEVZUATI YOK'
Uluslararası Bal Komisyonu Kongresi Eşbaşkanı Aslı Elif Tanuğur Samancı da şunları söyledi:
″Balda sahtecilik konusu sadece ülkemizde değil, dünyada ciddi sorun. Bal adı altında sayılan ürünlerin yaklaşık yüzde 25'inin sahte olduğunu araştırmalarda görüyoruz. Bizim bu yıl 'propolis' ile ilgili yaptığımız bir araştırma var. Dünyanın her yerinden 60 adet propolis adı altında satılan numuneyi topladık. Bunlar Kore'den Japonya'ya, ABD'den Avrupa'ya, Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye 60 tane propolis adı altında satılan ürün. Bunların yüzde 95'i propolis çıkmadı. Sadece 60 örnekte 3 örnek gerçek çıktı. Ülkemizde propolis, arı sütü, bal ve polenle ilgili yasa- yönetmeliklerin geliştirilmesi çok önemli. Bal dışında hiçbir arı ürününün mevzuatı yok.″
 

 

 


Kaynak: DHA

Türk balına kimliklendirme çalışması
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Sürücülere broşürlü uyarı
Sürücülere broşürlü uyarı
Akca Gazete 327. Sayı
Akca Gazete 327. Sayı