Av. Abdullah Özel’in Avukatlar Günü Mesajı

“AVUKATLAR; HUKUK DEVLETİNİN, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İLKESİNİN, ÇOĞULCU VE ÖZGÜRLÜKÇÜ DEMOKRASİNİN EN ÖNEMLİ YAPITAŞLARIDIR.

Av. Abdullah Özel’in Avukatlar Günü Mesajı
Av. Abdullah Özel’in Avukatlar Günü Mesajı Akca Gazete
Bu içerik 669 kez okundu.

 

Ülkemizde en yanlış bilinen ve en yanlış anlaşılan mesleklerden birisi hiç kuşkusuz avukatlıktır. Kimilerine göre avukatlar suçluyu para karşılığında savunurlar, yalan söylerler, çenebazdırlar. Hatta bazılarına göre avukatlık mesleği ve statüsü yargı içerisinde lüzumsuzdur. Hâlbuki başları sıkıştığında, herhangi bir hukuki uyuşmazlık durumunda başvurdukları, yardım talep ettikleri ya da edecekleri ilk kişiler kuşkusuz avukatlardır. Avukatlar; suçu ya da suç teşkil eden eylemi değil, suç isnadı altındaki kişilerin haklarını savunurlar. Kaldı ki, avukatlar sadece suç isnadı altındaki kişilerin değil, suçun mağdurlarının dolayısıyla toplumun da haklarını savunurlar. Avukatlar adil yargılamanın ve adaletin tecellisinin en önemli güvencesidirler. Savunmanın yani avukatın olmadığı bir yargılamanın aksak ve topal olacağı ise izahtan varestedir. Zira avukatlık, iddia, savunma ve hüküm üçlüsünde oluşan yargı sisteminin üç sacayağından birisidir. Avukatlık yani savunma, yargının ayrılmaz bir parçasıdır. Avukatlar, hukuk devletinin, hukukun üstünlüğü ilkesinin, çoğulcu ve özgürlükçü demokrasinin en önemli teminatlarındandır. Avukatlık serbest meslektir ancak aynı zamanda kamu hizmetidir. Bu husus Avukatlık Kanunu’nun 1. Maddesi’nde de düzenleme altına alınmıştır. Avukatlığın kamu hizmeti olduğu başta Anayasa Mahkeme kararları olmak üzere çok sayıda Yargıtay ve Danıştay kararında da vurgulanmaktadır. Kuşkusuz mesleğin icrası sırasında yetkisini kötüye kullanan meslek mensupları da bulunabilir. Bu durum tüm meslek erbabının ve topyekûn bir mesleğin töhmet altına sokulmasına ve mesleğin topyekûn karalanmasına neden olmamalıdır. Bu tür durumlarda koşullarının oluşması durumunda adli merciler ve Barolar tarafından gerekli cezai ve disiplin işlemleri de titizlikle uygulanmaktadır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği üzere “Adalet, devletin temelidir.” Devletimizin bekası, milletimizin huzur ve selameti, toplumumuzun sosyal ve ekonomik kalkınması ancak güçlü, etkin ve güvenilir bir yargı sistemi ile mümkün olacaktır. Bu ise gerekli mesleki donanıma sahip, mesleki ve insani etiği içselleştirmiş, entelektüel, irfan ve hikmet sahibi, insan, toplum ve tabiat sevgisi ile bezenmiş güçlü ve yetkin avukat, hâkim ve savcılardan oluşan hukukçular ile mümkün olacaktır. Üzülerek ifade etmek durumundayım ki, son yıllarda devlet ve vakıf üniversitelerimizin bünyelerinde yeterli akademik altyapıya ve sosyal donatıya sahip olmayan çok sayıda hukuk fakültesi açılmakta ve kontenjanları da yüksek tutulmaktadır. Neticeten her yıl gerekli donanıma sahip olmayan binlerce hukuk fakültesi mezunu yargı sistemimize dâhil olmaktadır. Mevcut ve köklü hukuk fakültelerimizin eğitim sorunları henüz çözümlenememişken bugün sayısı 80’i geçen yeni hukuk fakülteleri ile nitelikli hukukçu sorunu daha da çetrefilleşmektedir. Bu durumun ileri de adalet sistemimizi daha da derinden etkileyeceği ve müşkül durumlara götüreceği endişesini derinden hissetmekteyiz. Bu tespitimizin salt bir istihdam kaygısı olarak anlaşılması, meseleyi eksik görmemize yol açacaktır. Arz ve talep arasında oluşan dengesizliğin günümüzde belirtileri ortaya çıkmakla birlikte uzak olmayan bir zaman diliminde istihdam sorununa yol açacağı, hukuk fakültesi mezunu gençlerimizin uygun olmayan koşullar altında çalışmak durumunda kalacağı meselenin bir boyutudur. Ancak daha önemlisi kemiyet-keyfiyet yani nicelik-nitelik dengesi noktasında, nitelikli hukukçu sayısının sistem içerisinde azınlığa düşeceği gerçeğini de göz ardı etmememiz gerekmektedir. Nitelik sorunu ise yargı sistemimizin işleyişinde tıkanıklıklara yol açacak, adalet hizmetini daha da yavaşlatacak ve sekteye uğratacaktır. Bu durumdan sadece biz avukatlar değil, yakın zaman Yargıtay Başkanımızın da ifade ettiği üzere yüksek yargı mensupları da sıklıkla yakınmaktadır. Öte yandan yargı mensuplarının mesleklerini siyasi ve ideolojik etkiler altında değil, hukuk, adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde yerine getirmeleri mesleğin gerektirdiği bir zarurettir. Bu ilkelerin göz ardı edilmesi durumunda yargının ne denli güvenilir bir liman olmaktan çıkacağını ise çok yakın tarihte FETÖ/PDY yapılanmasında müşahede ettik ve yaşadık. Sözlerimi sonlandırırken güçlü millet ve güçlü devlet için güçlü bir yargı sistemine sahip olmamız gerektiğini, güçlü yargının da güçlü savunma ile mümkün olacağını belirtir ve tüm meslektaşlarımın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü tebrik ederim. Saygılarımla.

burdur bucak avukatlar günü avukat abdullah özel
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Otobüs kazasında ölenlerin cenazeleri memleketlerine gönderildi
Otobüs kazasında ölenlerin cenazeleri memleketlerine gönderildi
Motosikletle kaza yapan liseli öldü
Motosikletle kaza yapan liseli öldü