Uzmanından diyabet uyarısı

MEMORİAL Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, doğru beslenme ve fiziksel egzersizlerle diyabet riskini azaltılabileceğini söyledi. Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla diyabet hakkında toplumsal farkındalık sağlamak ve toplumu bilgilendirmek amacıyla açıklama yaptı. Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, diyabetin, pankreas bezinden salgılanan insülin hormonunun eksikliği veya etkisindeki yetersizlik sonucu kan şekerindeki yükselmeyle karakterize kronik bir hastalık olduğunu söyledi. 20 YAŞ ÜZERİNDEKİ KİŞİLERİN YÜZDE 20'Sİ DİYABET HASTASI Dünyada diyabet sıklığının günden güne arttığına değinen Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, ″Diyabet, ülkemizde, 20 yaş üzerindeki bireylerde yüzde 15'i geçmiş ve yüzde 20'lere yaklaşmıştır. Diyabeti olduğu halde bunu bilmeyen insan sayısı oldukça fazladır. Bu hastalarda ağız kuruluğu, çok su içme, sık idrara çıkma, gece idrara çıkma ve görme bozukluğunun yanında halsizlik, yorgunluk, ayaklarda yanma gibi şikayetler görülebilir. Diyabetin neden olduğu kronik ve akut komplikasyonlar hem ömrü kısaltıcı hem de ölümle sonuçlanabiliyor. Diyabet olduktan sonra tedavi oldukça önemlidir″ diye konuştu. 2 TİP DİYABET Diyabetin genellikle Tip 1 ve Tip 2 olarak ikiye ayrıldığını anlatan Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, Tip 2 diyabetin genellikle genetik olduğunu, eskiden 40'lı yaşlarda görüldüğünü şu anda ise 30'lu yaşların altına inmeye başladığını kaydetti. Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, Tip 1 diyabetin ise genelde 20 yaş altında adölasan (ergen) ve çocuklarda görülen ve tamamen insülin kullanılmasını gerektiren diyabet tipi olduğunu anlattı. Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, şunları kaydetti: ″Tip 1 diyabet, bir çocuk için beslenme anlamında oldukça zordur. Sevdiği ve yemek zorunda olduğu birçok gıdayı alamıyor. Onların belli bir disiplin içinde tüketmesi gerekiyor. İnsülin pompasına veya insülin enjeksiyonuna maruz kalıyor. Dolayısıyla bu anlamda sadece çocuğun değil, ailenin de eğitimi çok önemli. Özellikle bu çağlardaki çocuklarda hipoglisemi dediğimiz insülin kullanımına bağlı şeker düşüklüğü hayati önem kazıyor. Tip 1 diyabette dikkat edilecek en önemli husus budur. Çünkü çocukta şuur kaybına kadar gidebiliyor. Hem tedavi, hastanın ve ailenin eğitimi, doğru beslenmesi, düzenli yapılan egzersizlerin bir bütün olarak yapılması gerekiyor.″ DİYABETTE YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ ÖNEMLİ Yüksek risk gruplarında, 4 kilo ve üstü bebek doğuran annelerde, obezite ve tansiyonu olan kişilerde doğru beslenmenin çok önemli olduğunu, düzenli fiziksel aktiviteyle yaşam tarzında değişikliğin yapması gerektiğini anlatan Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, bunlara dikkat ederek diyabete yakalanmamanın mümkün olabileceğini söyledi. Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, ″Diyabet hastalığı kroniktir yani vücuda girdiğinde ömür boyu kurtulamazsınız. Diyabetten korunmak için kullandığımız ilaçlar var ama ilaçların katlısı yaşam tarzı değişikliğiyle kıyaslandığında çok önemli olmuyor. Eskiden elimizdeki ilaçlar çok sınırlıydı. Şeker ilaçlarının etkisi çok iyiydi ama maalesef bir kısmı kilo aldırıyordu. Artık elimizde hem kan şekerini kontrol eden, hem de zayıflatan güçlü ilaçlarımız var. Hastalardan güzel sonuçlar alıyoruz″ diye konuştu. DİYABET HASTALARININ KALP KRİZİ GEÇİRME OLASILIĞI YÜKSEK Diyabet hastası olan kişilerin sağlıklı bir insana göre kalp krizi ve inme geçirme olasılığının iki veya dört kat yüksek olduğunu anlatan Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, diyabet hastalığı risk grubunda olmayan kişilerin yılda bir, risk grubunda olan kişilerin 6 ayda bir, diyabet hastalarının ise her 3 ayda bir genel kontrollerinin yapılmasının çok önemli olduğunu söyledi..

Uzmanından diyabet uyarısı
Uzmanından diyabet uyarısı
Bu içerik 308 kez okundu.

MEMORİAL Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, doğru beslenme ve fiziksel egzersizlerle diyabet riskini azaltılabileceğini söyledi.

 

Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla diyabet hakkında toplumsal farkındalık sağlamak ve toplumu bilgilendirmek amacıyla açıklama yaptı. Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, diyabetin, pankreas bezinden salgılanan insülin hormonunun eksikliği veya etkisindeki yetersizlik sonucu kan şekerindeki yükselmeyle karakterize kronik bir hastalık olduğunu söyledi.

20 YAŞ ÜZERİNDEKİ KİŞİLERİN YÜZDE 20'Sİ DİYABET HASTASI

Dünyada diyabet sıklığının günden güne arttığına değinen Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, ″Diyabet, ülkemizde, 20 yaş üzerindeki bireylerde yüzde 15'i geçmiş ve yüzde 20'lere yaklaşmıştır. Diyabeti olduğu halde bunu bilmeyen insan sayısı oldukça fazladır. Bu hastalarda ağız kuruluğu, çok su içme, sık idrara çıkma, gece idrara çıkma ve görme bozukluğunun yanında halsizlik, yorgunluk, ayaklarda yanma gibi şikayetler görülebilir. Diyabetin neden olduğu kronik ve akut komplikasyonlar hem ömrü kısaltıcı hem de ölümle sonuçlanabiliyor. Diyabet olduktan sonra tedavi oldukça önemlidir″ diye konuştu.

2 TİP DİYABET

Diyabetin genellikle Tip 1 ve Tip 2 olarak ikiye ayrıldığını anlatan Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, Tip 2 diyabetin genellikle genetik olduğunu, eskiden 40'lı yaşlarda görüldüğünü şu anda ise 30'lu yaşların altına inmeye başladığını kaydetti. Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, Tip 1 diyabetin ise genelde 20 yaş altında adölasan (ergen) ve çocuklarda görülen ve tamamen insülin kullanılmasını gerektiren diyabet tipi olduğunu anlattı. Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, şunları kaydetti:

″Tip 1 diyabet, bir çocuk için beslenme anlamında oldukça zordur. Sevdiği ve yemek zorunda olduğu birçok gıdayı alamıyor. Onların belli bir disiplin içinde tüketmesi gerekiyor. İnsülin pompasına veya insülin enjeksiyonuna maruz kalıyor. Dolayısıyla bu anlamda sadece çocuğun değil, ailenin de eğitimi çok önemli. Özellikle bu çağlardaki çocuklarda hipoglisemi dediğimiz insülin kullanımına bağlı şeker düşüklüğü hayati önem kazıyor. Tip 1 diyabette dikkat edilecek en önemli husus budur. Çünkü çocukta şuur kaybına kadar gidebiliyor. Hem tedavi, hastanın ve ailenin eğitimi, doğru beslenmesi, düzenli yapılan egzersizlerin bir bütün olarak yapılması gerekiyor.″

DİYABETTE YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ ÖNEMLİ

Yüksek risk gruplarında, 4 kilo ve üstü bebek doğuran annelerde, obezite ve tansiyonu olan kişilerde doğru beslenmenin çok önemli olduğunu, düzenli fiziksel aktiviteyle yaşam tarzında değişikliğin yapması gerektiğini anlatan Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, bunlara dikkat ederek diyabete yakalanmamanın mümkün olabileceğini söyledi. Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, ″Diyabet hastalığı kroniktir yani vücuda girdiğinde ömür boyu kurtulamazsınız. Diyabetten korunmak için kullandığımız ilaçlar var ama ilaçların katlısı yaşam tarzı değişikliğiyle kıyaslandığında çok önemli olmuyor. Eskiden elimizdeki ilaçlar çok sınırlıydı. Şeker ilaçlarının etkisi çok iyiydi ama maalesef bir kısmı kilo aldırıyordu. Artık elimizde hem kan şekerini kontrol eden, hem de zayıflatan güçlü ilaçlarımız var. Hastalardan güzel sonuçlar alıyoruz″ diye konuştu.

DİYABET HASTALARININ KALP KRİZİ GEÇİRME OLASILIĞI YÜKSEK

Diyabet hastası olan kişilerin sağlıklı bir insana göre kalp krizi ve inme geçirme olasılığının iki veya dört kat yüksek olduğunu anlatan Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, diyabet hastalığı risk grubunda olmayan kişilerin yılda bir, risk grubunda olan kişilerin 6 ayda bir, diyabet hastalarının ise her 3 ayda bir genel kontrollerinin yapılmasının çok önemli olduğunu söyledi.

 

 


Kaynak: DHA

Uzmanından diyabet uyarısı
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bedelli askerler yemin etti
Bedelli askerler yemin etti
Ağız ve boğazdaki yaralar kanser belirtisi olabilir
Ağız ve boğazdaki yaralar kanser belirtisi olabilir