Ahlak Zabıtası Değilim Amma
Halim AKCA

Ahlak Zabıtası Değilim Amma

Bu içerik 217 kez okundu.
Bucak yaklaşık 40 bin nüfusa dayanan büyük bir ilçe. Amma 40 bin nüfusu olmasın rağmen halkın bir birini tanıma oranı nerede ise yüzde 60’ın üzerinde.
Bucak’ın yaklaşık 40 bin nüfusunun yaklaşık 4 bini ise Yüksek okullarda okuyan öğrenciler oluşturmakta. Bu öğrencilerimiz bizim en değerli ve gözde misafirlerimiz, bu misafirleri Bucak halkı en iyi şekilde ağırlamalıdır. Çünkü yüksek okullarımızda okuyan bu gençlerimiz gelecekte ülke yönetiminde ve ekonomisine yön verecek insanlardır. Bu değerli misafirlerimizi ilçemizde ne kadar hoş, ne kadar güzel ağırlarsak gelecek yıllarda Bucak’ı zihinlerine o kadar güçlü şekilde yerleştirmiş oluruz. Hele bu birde üniversite hayatı olunca unutulması mümkün olmaz.
Uzun zamandan bu tarafa okurlarımızdan gerek yüz yüze, gerekse mailler alıyorduk. Ama bu mail ve yüz yüze ifade edilen konuyu fazla dikkate almadım. Amma bu görüşlere de saygı duymak zorundayız. Eğer bir toplumda yaşıyorsak kişi ve fertlerin ayrı ayrı sorumlulukları bulunmakta. İşte ben bundan bahsetmek istiyorum.
Ben kesinlikle ve kesinlikle ahlak zabıtası değilim ama bir gazeteci olarak, gazeteci sorumluluğu olarak bunu ele almak zorundayım. Çünkü kulağımı nereye kadar tıkayabilirim.
Mail ve gelen şikayetler, özellikle genç üniversiteli bazı öğrencilerin sokak ortasında, lokantada, parklarda sarmaş dolaş öpüşme şekilleri. Bunu ben kendimde bizzat defalarda şahit olmuştum. Kesinlikle yukarıda da yazdığım gibi ben ahlak zabıtası değilim. İster öğrenci olsun, ister yetişkin mutlaka sevgilisi ile öpüşebilir, kucaklaşabilir. Bu gayet doğal bir durum. Karşıda değilim. Amma bunun bir ölçüsü olduğunu düşünüyorum. Sokak ortasında, lokantada, kahvede, kafeteryada, parklarda arkadaşın ile buluşur, sevgilin ile buluşur kucaklaşır öpüşürsün bu gayet doğal. Fakat bu öpüşme dozunu fazlaya kaçırarak sanki hiç başkaları fark etmiyor gibi defalarca yapmaya kalkışılması, hem kişilere saygısızlık, hem de bu sadece Bucak için değil, gelenek ve göreneklerimize ahlakımıza ters düştüğü görüşündeyim.
Şöyle ki; geçen akşam Bucak’ta ailecek bir lokantamıza gittim. Benden başka ailelerde vardı. Bu ailelerin masalarında küçük yaşta 5-6 yaşından 12-15 yaşlarına kadar kız ve erkek çocuklarda vardı. Daha sonra lokantaya ikişerli gruplar halinde üniversite öğrencisi arkadaşlarımızda geldi. Bunların içerisinden bazı ikili sevgililer öpüşmeye başladı. 1,2,3,5 derken dozunu aşırarak nerede ise iki dakikada bir şapur-şupur öpüşmeler.
Olabilir sevgilisidir. Özlemiştir öpüşebilir, haydi bir kere, iki kere, haydi üç kere. Kusura bakmayın tabirim biraz sert olacak ama kendini bilmez bu iki insan, oradaki aileleri, oradaki kız ve erkek küçük çocukları hiçmi görmüyorlar? Yada görmemezlikten geliyorlar. Bunun neresinde ahlak. Ya kendini düşünmüyorsan o küçücük çocukları düşün. Onlara saygı göster. Bu çocuklarda etki yaratmıyorlar mı?, bu çocuklara kötü örnek olmuyorlar mı?, Bu tür insanlar acaba yaşadıkları köy, belde, ilçe ve tanıdıkları semtlerde bu kadar bol ve umursamaz bir hayat yaşayabilirler mi? Bilemiyorum. Aynı sahneleri kendi aileleri ve tanıdık bir ortamda yüzleri kızarmadan yapabilecekler mi? Bilemiyorum. Buna hem onlar hem de sizler karar verin.
Şunu kesinlikle ifade etmek istiyorum. Sakın üniversite öğrencilerimiz üzerlerine almasın bu tür yaşantıyı yapanlar yüzde 5-10 arasında olan kişiler. Mutlaka pırıl pırıl, asıl amaçları okumak için gelen binlerce değerli öğrenci misafirlerimiz var. Hani derler ya kozun içerisinde çürüğüde bulunur. İşte bu türleri çürük olanlar. Dedim ya özlemişsindir bir kez öpüş iki kez üç kez ama toplum içerisinde öpüşmeni şapur-şupura çevirirsen işte o zaman farklı.
Belki bu yazım ile ilgili beni suçlayanlar olacak, batıl, geri kafalı, cahil, ahlak zabıtası ile suçlayanlar olacak. Bu durumda olanlar lütfen şu durumu göz önüne getirsin ondan sonra eleştirsin, suçlasın, batıl ve geri kafalı olarak nitelendirsin. “Örneğin, eşinizle, 5-10 yaşları arasındaki çocuklarınız ile bir lokantaya oturdunuz. İki genç arkadaşta geldi ön masanıza oturdu. Başladılar defalarca şapur-şupur öpüşmeye, çocuğunuz “baba,yada anne, bunlar ne yapıyor diye sorsa ne cevap veririsiniz?” Yada siz onların yaptığını yapabilecek misiniz?” Karar sizin.
Yüksek okullarımızda onlarca seminer yapılıyor. Bence gençlere yönelik bu tür seminerler senede bir kez yapılmalı. Gençlerimizin ve hepimizin toplum içerisinde yaşadığını, topluma saygılı olması gerektiği hatırlatılmalı. Bu seminer sorumluğunu okul idarecilerin organize etmesi gerektiğini düşünüyorum.
Yüksek okullarda okuyan kendini bilmez üç beş kişinin bu tür hareketleri yaptığını tasvip etmiyorum. İlçemizde okuyan binlerce üniversite öğrencilerinin pırıl pırıl bir öğrencilik hayatı geçirdiği, amaçlarının sadece okumak ve eğitim almak için geldiklerini düşünüyor, onları da en iyi şekilde ağırlayıp, Bucak’ın tanıtım elçileri olarak mezun etmemiz gerektiğini özellikle vurgulamak istiyorum. Bu öğrencilerin de hepimizin başımızın tacı olması gerektiğini düşünüyorum.
Son kez Şapur-Şupurculara dondurma yalar gibi yalaşanlara sesleniyorum. Sokak ortasında öpüşün, kucaklaşın amma lütfen şapur şupurunuzu, evinizde odanızda yapın.!!! Yoksa bir gün şapur şupur yaparken çekilmiş bir fotoğrafınız gazetelerde, internette “Ne kadar mtulular” diye yayınlanırsa,,, işte o zaman çevrenize, geldiğiniz şehirde o şapur şupuru izahat zorluğunu yaşayabilirsiniz!!!.
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akca Gazete 331. Sayı
Akca Gazete 331. Sayı
ATSO'dan genç işsiz uyarısı
ATSO'dan genç işsiz uyarısı