Gazeteciye Engel Kamuya cezadır
Halim AKCA

Gazeteciye Engel Kamuya cezadır

Bu içerik 242 kez okundu.
Yazıma 1989 yılında gittiğim bir seminerden örnek ile başlamak istiyorum. 1989 Yılında bu günün Doğan Haber Ajansı, o zamanın adı ile Hürriyet Haber Ajansı idi. 1989 yılında Hürriyet Haber Ajansının Genel Müdürü Hasan Yılmaer seminerde şöyle demişti “Arkadaşlar bulunduğunuz il ve ilçelerde kamu yöneticileri ile ne çok iyi olun, nede çok kötü olun. Eğer çok iyi olursanız haber yapamazsınız, çok kötü olursanız da haber yapamazsınız” bu sözü gerçekten o günden bu tarafa unutmam. Çokta doğru bir söz.
Bu gün 28 Mart günü Bucak Zeliha Tolunay Uygulamalı Teknoloji ve İşletmecilik Yüksek Okulunda birisinin çatıda kendini yakma girişiminde bulunduğu istihbaratını aldık. Kanal 15 televizyonundan Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Dilek, kameraman ve muhabirleri ile okula vardık. Okulun çatısında kendini yakma girişiminde bulunan birisi yoktu. Aracı ile Bucak Emniyet Müdürü okulun içine girdi. Biz gazeteciler olarak güvenlik engeline takıldık. Güvenlik görevlisi haklı olarak “durun bi Ali Rıza beye soralım” dedi. Soğukta bekledik. Bizimle ilgili çıt yok. Giremezsiniz denildi. Saygımız var yasalar öyle emrediyordur!, Beklemeye başladık olay doğru imiş. Okul binasının en üst katının ihalesini alan müteahhitten taşeron parasını almadığı iddiası ile kendini çatı katında yakma girişiminde bulunmuş. Tabi biz gazeteciler rektör mü, dekan mı, okul müdürü mü, okul müdür yardımcısı mı kim bilmiyoruz ama sayın beyefendi Ali Rıza beyin engeline takıldık. Beklemeye başladık. Kendini yakma girişiminde bulunan kişi ile polis kapıdan çıkarırken belki görüşürüz, fotoğrafta çekeriz dedik.
Kapıda okul önünde beklerken Ali Rıza beyin engelinden geçmezken polisler kendini yakma girişiminde bulunan kişiyi apar topar yangından mal kaçırır gibi okulun arka tarafında bulunan kapıdan alıp kaçırdılar.
Tabi böyle olunca da gazetecinin haber ve fotoğraf çekme özgürlüğü elinden alınmış oldu. Engellendik. Buna hiç anlam veremedim. Çünkü biz oraya habere giderken ne müteahhidi, ne taşeronu, yada bir başkasını tanımıyorduk. Tarafsızlık ilkeleri doğrultusunda haber yapmaya gitmiştik. Biz engellendik. Peki kim cezalandırıldı. Kamu. Çünkü gazeteci bir kamu işi yapar, olayları, haberleri siz okuyuculara aktarır ki olan bitenden haberdar eder. Doğru ve gerçek haberi sizlere aktaramadığımız zaman sokak ağzı ile mış muşlarla konuşulur. Tahminler yürütülür hatta olmayan bir olay bile varmış gibi gösterilebilir.
Şimdi gelelim cevabı olmayan sorularıma.
Zeliha Tolunay okulunda gazeteciler neden engellendi. Olay bir öğrenci olayı değil, okul idaresi olayı değil. Biraz esneklik olunamaz mıydı?
Bucak’ta halktan her şey saklanıyor. Basından, olan hırsızlık saklanıyor, cinayet saklanıyor, 14 yaşa bir kıza defalarca yıllarca tecavüzler 5 yıl sonra ortaya çıkıyor saklanıyor. Okulda kendini yakma girişiminde bulunan kişi yangından mal kaçırılır gibi götürülüp saklanıyor. Neden acaba. Müteahhitten alacağı olduğunu iddia eden bu şahıs, ve kardeşi alacağını almak için Bucak polisinden, Isparta polisinden, MAKÜ Rektörlüğünden, okul yönetiminden herkesten yardım alabilmek için çalmadık kapı koymuyor. Kapıların hepside yüzüne bir bir kapatılıyor. Adam aciz duruma düşmüş. Çareyi ölmekte buluyor. Ya sen bu adamı basından niye kaçırıyorsun, neden saklıyorsun, bu adama çıkışta birisi kurşun mu sıkacak, hasımlarımı bekliyor. Bıraksana da sesini duyursa ya. Sen taşeronu saklı gizli basından kaçırırken taşeronu mu koruyorsun yada eğer iddialar doğru ise müteahhidi mi  koruyorsun. Yoksa iddia edilen müteahhidin topu bir yerlerden ağır mı geldi. Kendini yakma girişiminde bulunan kişi birisini mi öldürdü, yada girişiminde bulundu. Yüz kızartıcı bir suç mu işledi de yangından mal kaçırıyor gibi kaçırıyorsun.
Beyefendiler şöyle düşünüyor; “ya okulun adı kötü çıkacak. Ya bu adam canına kıyma girişimine kadar çalmadık kapı koymamış bu bey efendiler o zamana kadar nerede idi?. Madem ki yardımcı olsalardı ya.
İlçemize bağlı bir belde de bir kız çocuğuna 11 yaşından 14 yaşına kadar tecavüze uğradığı iddia ediliyor. Hem de toplu gruplar şeklinde. EE büyüklerimiz yöneticilerimiz şöyle düşünüyor “Ya ilçemizin adı kötü duyulur” Ya bu işi yapan yada yaptığı iddia edenler 11 yaşında bir çocuğa yıllarca tecavüz ederken düşünmedi mi?. Bu çocuğun hayatını kararttıklarını. Tutuklandığı iddia edilen kişi yada kişiler yarın anlaşmalı birisi üstlenecek üç beş ay sonrada serbest kalacak. Yaptıkları yanlarına kar kalmayacak mı?. Bunlar ödüllendirilmeyecek mi?. Bu olayda Bucak’ta sır gibi saklandı. Çok merak ediyorum burada bu olay sır gibi saklanmasında 11 yaşından 14 yaşına kadar tecavüze uğrayan kız mı korundu, yoksa suçu işlediği iddia edenler mi?. Bence ilçenin adı kötüye çıkar bahanesi güdümünden çıkılarak, olaylar şeffaf şekilde halka duyurulmalı. Yapanın yaptığı kar kalmaması için teşhir bile edilmelidir.
Parmak basmak istediğim konu şu. Gazeteci yada gazetecilerin görevi engellendiği sürece, gazetecilerden olaylar saklandığı sürece, gazeteci sorduğu soruların cevabını alamadığı sürece kamuyu aydınlatamaz. Gazetecilerin görevi engellendiği sürece, bilgi verilmediği sürece de asıl okuyucu ve kamu cezalandırılmış olur. Gerekli makamlar bilgi paylaşımında bulunmaması halinde ise gazeteci bu kez sokak ağzından yazmaya başlar mış muşlu haberler olur, bununda telef usu mümkün olmaz.
İlçemizde gazetecilik yapan arkadaşlarımızın hepsi taşra muhabiri. Saygılı insanlar. Yangına beniz ile gidecek insanlar değil. Eğer bu tür haberler büyük şehirlerde ulusal gazete muhabirleri yapacak olsa hiç kimsenin sözüne de, engellemesine de bakmaz. Örneğin tecavüz olayı haberini hiç kimseye sormadan yazarlardı. Sabah okulda engellemeye takılmazlar gürültü patırtı ile girerlerdi. Bizimki ise sadece saygı. Demek oluyor ki saygı ile bir şey yapılmadığına göre bundan sonra saygıyı değil gazeteciliğimizi yapmamız gerektiğini düşünüyorum.  
İnşallah bundan sonra haber ve olayları gazetecilere karşı engellemeye çalışanlar, kamunun bilgi edinme hakkını da düşünerek cezalarına son vermelerini diliyorum.        
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akca Gazete 331. Sayı
Akca Gazete 331. Sayı
ATSO'dan genç işsiz uyarısı
ATSO'dan genç işsiz uyarısı