Keyfilik bir hak ve görev değildir
Halim AKCA

Keyfilik bir hak ve görev değildir

Bu içerik 229 kez okundu.
Şu husus çok iyi bilinmelidir ki; demokrasilerde ve insan hak ve özgürlüklerine dayalı hukuk devletlerinde basın özgürlüğü vazgeçilemez ve özü zedelenemez yaşamsal bir özgürlük türüdür. Genelde basın emekçileri ve özelde gazeteciler kamu yararı ve güncellik unsurların barındıran haber niteliği taşıyan olayları halka aktarır. Gazeteci haberi en sağlıklı ve en doğru zamanda okurlara aktarmaya çalışır. Haberde zamanlama çok önemlidir ve zamanında yapılmayan haber, geç kalmış bir haberdir, güncelliğini kaybeden haberler okuyucular tarafından eleştiriye konu olur.
Ülkemizde gazetecilik zor iştir. Özellikle de yerel gazetecilik ve muhabirlik Haber yaparken zaman zaman haber alma ve okuyucuya aktarma, fotoğraf çekme ve yayınlama hakkımız engellenmektedir. Hatta bırakın engellemeyi hakarete bile maruz kalıyoruz.
Çoğu okurumuzun okuduğu bir haberde haber alma ve resim çekme özgürlüğünün engellenişi hakkında yaşadığım son bir olayı aktaracağım siz değerli okuyucularımıza.. Yazıma yorum ve eleştirilerinizle katkınızı bekliyorum.
27 Mayıs Pazar günü Kestel yolunda bir cinayet oldu. Olay yerine ulaştığım zaman, olay yerinin jandarma ekipleri güvenlik şeridi ile çevrildiğini gördüm. Kuşkusuz öyle de yapması gerekmektedir. Ben güvenlik şeridi dışından fotoğraf çekmeye başladım. Hemen jandarmalar müdahale etti. “Çekemezsiniz, gidin buradan, bakamazsınız” gibi yarı iteklemeli ve kaktırmaca içeren bir şov ile. Sonra Bucak’ın sayın ilçe jandarma komutanı geldi. “Halim bey bir kare çekin başka çekmeyin” dedi. Karara o anda saygı gösterdim. Çektim ve uzaklaştım. Daha sonra güvenlik şeridi dışında cinayete mağrur kalan kişilerin yakınmaları ve ağlamalarını gördüm. Görüntü almaya çalıştım. Sayın Bölük komutanı geldi. Ya ne yapıyorsunuz çekmeyin. Bende dedim ki “bizimki de bir kamu hizmeti bakın güvenlik şeridinden resim çektirmiyorsunuz, güvenlik şeridi dışına karışmayın bari” dedim.
Şimdi size soruyorum. Fotoğrafsız, görüntüsüz haber yağı tuzu olmamış bir pilav aşına benzer. Siz okuyucuları tatmin edebilmek için mutlaka resim ya da resimlere ihtiyaç var. Çok güzel güvenlik şeridin çekmişsiniz. Ya neden güvenlik şeridi arkasında iş yapmaya çalışan basın mensubu ile uğraşıyorsunuz. Bu işi ya ben ya da basın mensubunu engelleyenler bilmiyor! Takdir sizlerin.
Jandarma Çektiği Güvenlik şeridinin hatasını vatandaştan çıkardı
Kestel yolundaki cinayet yola yaklaşık 10 metre kadar uzaklıkta idi. Jandarma Kestel’den Bucak istikametine doğru yolun sağ tarafını, hemen yolun başlangıcından başlayarak 20-30 metre kadar bir mesafede güvenlik şeridi çevirmiş. Olay günü cesetler yolun kenarında yatarken tüm meraklı köy halkı ve ölenlerin yakınları olay yerine akın akın geldi. Onlarca kişi yolda acılı halleri ile beklediler. Yolun hemen başlangıcından başlayan güvenlik şeridine yaklaşan ölenlerin yakınları ve köylüler zaman zaman görevli jandarma ile tartışmalar yaşadı. Zaman zaman ölenlerin yakınları ve köylüler bazen jandarma tarafından sert dillerle uzaklaştırılmaya çalışıldı. Uzaklaştırılmaya çalışanlar yolun kenarında karpuz değil, bir ailenin yok edildiği, iki cansız beden yatıyordu. Kimsenin bunlara bağırma itekleme ve sert sözlerle telaffuz etmeye hakkı yoktu.  Güvenlik şeridini çektirenler, eğer bu güvenlik şeridini daha sağlıklı çekilse idi bunlar yaşanmazdı. Üstelik yol üzerindeki insan kalabalığı ve araç kalabalığı yolu trafiğe de zaman zaman kapattı.
Tamam belki jandarma ekipleri acılı insanları acının mağrur bölgesinde yerde yatanları görmemeleri kendi iyilikleri için engelleyebilir. Bu doğru bir hareket. Güvenlik şeridinin hatalı çekilmesi hem görev yapan jandarmayı hem de vatandaşlar arasında zaman zaman sıkıntılı anlar yaşattı. Ben şimdi bu güvenlik şeridini çeken ya da çektirenlere soruyorum.
Yerde karpuz değil iki cansız bedenin yattığı cenaze yakınlarından birisi bu davranışlardan rahatsız olup da ya görevli personele hakaret etseydi, o acı ile ya itekleseydi, o acı ile ya saldırsaydı. Gözaltına mı alacaktınız? Görevli memura hakaretten şikayetçi mi olacaktınız?, peki böyle bir durum olsa sorumlu kim?. Acaba üstlerinize nasıl rapor yazacaktınız?. Çünkü yerde yatan insanların yakınları ateş püskürüyordu. Şikâyetçi olduk bir şey çıkmadı, koruma istedik verilmedi. Öfke seli vardı.
Olay anında Kestel yolu kapanabilirdi. Çünkü çok yakın alternatif geçiş yerleri var. Olay yerine 1 km kadar mesafede Kestel’den gelenler Kuşbaba yoluna, Bucak’tan Kestel’e gidenler Üzümlübel’den Kuşbaba yolundan geçiş verilebilirdi. O zaman güvenlik güçleri daha rahat çalışabilirdi. O zaman bunların hiç biri yaşanmamış olurdu.
Sen güvenlik şeridini hatalı çek acısını gazeteciden, vatandaştan al. Olmaz böyle şey.
Şimdi Sayın Burdur Valisine, Sayın Burdur Alay Komutanına Güvenlik Şeridi dışından haber ya da fotoğraf çektirmeyenlere sesleniyorum.
Güvenlik şeridi dışından basın mensuplarının fotoğraf ve görüntü çekmesi suç mu?, suç ise sözüm yok. Takdirlerinize bırakıyorum. Cezamızı çekeriz. Ayrıca güvenlik şeridi dışarısından fotoğraf ve görüntü alan gazeteci delilleri nasıl yok eder, çektiği fotoğraf ya da gözleri ile cesetleri mi hareket ettirir, boş kovanları mı toplar, aracı mı hareket ettirir, olay yerindeki izleri mi siler buna siz karar verin.
Eğer suç değil ise, keyfiyet uygulayanların keyfiyetlerine ne zaman ve nasıl dur denilecek.
Çünkü gazeteci yaptığı haberi ve çektiği fotoğrafı anı defterine not olarak değil, değerli okurlarına aktarmak için yapmaktadır. Kraldan fazla kralcı kesilenler gazeteciyi cezalandırmak değil kamuyu cezalandıracaklardır. Unutmamak gerekiyor ki, gazetecilerde bir kamu hizmeti vermektedir. Cinayet ise cinayet, trafik kazası ise trafik kazası bırakın herkes kendi işini yapsın, jandarma kendi işini, sağlıkçı kendi işini, gazeteci kendi işini yapsın. Zaten olması gereken de bu.
Saygılarımla.     
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akca Gazete 331. Sayı
Akca Gazete 331. Sayı
ATSO'dan genç işsiz uyarısı
ATSO'dan genç işsiz uyarısı