Kim Kışkırtıyor
Halim AKCA

Kim Kışkırtıyor

Bu içerik 197 kez okundu.
Bir önceki köşe yazımda “Tehdit ile alınan su cinayet ile biter” demiştim. Bu yazıyı bazı kişiler kışkırtma gibi yorumladı. Hal bu ki bu yazının içeriğini okunduğu zaman bu günün gerçeklerini ve gelecekteki gerçekleri yorumlamıştım.
Bu köşe yazısında kesinlikle ve kesinlikle kışkırtma yoktur. Gerçekler vardır. Belki günü kurtarmaya çalışanlar kendilerine has yorumlarını yapabilirler. Amma bir gerçek var asıl kışkırtanlar perde arkasında saklanıyor, perde arkasından baskılar uyguluyorlar.
Kestel Köyündeki su olayını burgur pilavı gibi ısıtıp ısıtıp tekrar getirmeme gerek yok. Kestel Köyü halkı daha 3-5 yıl öncesine kadar imece usulleri ile dağlardan akan su kaynaklarının oranına bakmadan toplayıp kendi imkanları ile içme suyu şebekesine vermeye çalıştılar. O günün ve bu günün yöneticileri Kestel köyü içme suyunu 100 metre boruyu bile çok görüp vermediler. Köylü kendisi aldı, köylü kendisi kazdı, köylü kendisi döşedi.
Şimdi ben soruyorum. Asıl kışkırtanlar kim, asıl kışkırtma ve zorlama yapanlar kim, iddialara göre bir siyasetçi çıkıyor diyor ki “Kestelin suyunu gönüllü de olsa gönülsüzde olsa alacağız, Perşembe günü Kestel Köyünün ayaklandığı esnada bir güvenlik görevlisi köylüyü tehdit ediyor. “Bakın falan yerden asker isterim burayı tarman duman ederim, hepinizi göz altına aldırırım” diyor, bir başkası “Bu etüt çalışması bitecek” diyor, bir başkası “Jandarmayı buraya dikerim” diyor. Peki bunlar ne?, peki bunlar kışkırtma değil mi?, içi arı dolu kovana çıplak el sokmaya benzemiyor mu?.
Perşembe günü Köylülerin ayaklanma olayından sonra Sayın Bucak Kaymakamı Osman Hacıbektaşoğlu’nun görüşünü aldım. Köylülerin bir iddiası vardı “Kestel Köyünün yarısı ölse bu suyu alacağız” diye Sayın Hacıbektaşolu böyle bir söz sarf etmenin mümkün olmadığını söyledi. Doğru söylediğine inanıyorum. Çünkü Sayın Osman Hacıbektaşolu’nun mülki amirliği bir tarafa, bu söz yanlış anlaşılmasın. Hem mülki amirliği, hem insanlık açısından dürüst bir insan. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Amma diğer kışkırtmalar karşısında, benim yazdığım yorum boşluğum sıfır kalır. Çünkü Kestel Köyünde köylünün karşı koyduğu etüt çalışmasını durdurulmasını istedi. Sayın kaymakam bu bir etüt çalışması diyor. Hiç kimsenin suyunu falan almıyoruz diyor. Peki bu etüt çalışmasının sonu ne olacak, proje değil mi?, projenin hayata geçirilmesi değil mi?. Bakınız Antalya’ya içme suyunun sağlanması için Karacaören Barajında etüt çalışması yapılmadı mı?, karacaören barajında etüt çalışmasından sonra Burnumuzun dibindeki Karacaören Barajının suyu Antalya içme suyuna verilmedi mi?. Etüt çalışması bitti, Proje aşaması bitti. Karacaören Barajının suyu Antalya içme suyuna verildi. Her şey bitti. Ondan sonra çığırtganlığa başlamadık mı?, Karacaören havzasında balıkçılık bitecek, tarıma kısmen darbe inecek, turizm açısından Bucak çok şey kaybedecek diye çığırganlık yapmadık mı?. Peki bu proje hayata geçirilinceye kadar neden halk haberdar edilmedi, neden siyasiler o bölgeyi savunmadı, neden bürokrasi sahip çıkmadı?, Bunlar o bölgede yaşayan balıkçının, turizmci nini,çiftçinin mi suçu. Kimin ayıbı?, Bence kapı biraz geç dayaklandı!, yada kapayamadık!.
Peki şimdi soruyorum Kestel Köyündeki Bucak için düşünülen içme suyu projesi bundan ne farkı var. “Ya etüt diyeceğiz, ya çalışma diyeceğiz, ya kimsenin suyunu almıyoruz diyeceğiz” amma iş işten geçti mi köylüye “Siz bu güne kadar nerede idiniz, neden hakkınızı savunmadınız” deyip geçeceksiniz. Olmaz böyle şey.
Ben bir kez daha öneriyorum. Yazılarımı kışkırtma gibi görenlere bir kez daha öneriyorum. Ateş ile oynuyorsunuz. Belki polis; jandarma gücü ile bu suyu bu gün alırsınız. Amma gelecekte bunun faturası ağır olur. Köylü suyumuz namustur diyor. Bu insanların suyu, bu insanların namus gibi gördüğü su ile oynarsanız gelecekte olabilecek su zehirlenmelerinde insanları vadesi geliş ölüm gibi mi göreceksiniz?. Bence bunun asıl suçlusu bu gün mihrak tohumlarını ekenlerdir.
Ben sayın Bucak Kaymakamı Osman Hacıbektaşoğlu’na, siyasetçilere, milletvekillerine sesleniyorum. Gelin bu gönüllü bir proje oluşturun. Sulu köyde yaşayan susuzluk çeken Kestel halkının önce içme suyu projesini gerçekleştirip faaliyete geçirin, bu insanlar iki nesil öncesi 100 yıl öncesi sistemler ile arıklardan, kesiklerden sulama yapıyorlar, sulama suyunu faaliyete geçirin. Bunlar yapılsın ki, artan su var ise Bucak’a verilsin. Hatta sulama suyu haricindeki kış aylarında suyun büyük bir bölümü verilsin. O zaman ne şiş yanar ne kebap. Zorla güzellik olmaz, zorlama ve baskı ile bu iş olmaz. 
Birde sözüm bazı resmi daire amir ve müdürlerine ve siyasetçilerine var. Söz açıldı mı Kestel Köyü muhtarı kötü deniliyor, kaba deniliyor, ben bunu kulağım ile şahit oldum. Doğru muhtar kaba olabilir. Peki kim kabalaştırdı. Kim kötü yaptı. Son 10 yıla bakıldığı zaman Kestel Köyüne, Kestel Köyü girişinden restoranla kadar bir kilit parka taşı döşendi. Bunun haricinde bu köye hangi hizmet verildi. Ne yapıldı. Muhtar yıllardan bu tarafa içme suyu istedi olmadı. Sulama suyu istedi olmadı. Köyde üç beş elektrik direğindeki sönmüş lambaların değişiminden yada, patlamış suyun tamirinde kullanılan birkaç borudan başka ne verildi. Haydi söyleyin yazalım herkes öğrensin. Diğer köylere bakıldığı zaman bırak köyün girişini mahalle araları bile parke, suyu olmayan köye, yada suyu olmasına rağmen sulama suyu projesi uygulanmadı mı?. Muhtarın yaptıklarını tasvip etmiyorum ama, adam ne yapsın. İstemiş, istemiş hiçbir şey yapılmamış, adam yerine konulmamış, köy hor görülmüş, artık hizmet almaktan umudunu kesmiş, sen olsan ne yaparsın?. Sonuç belli. Ha diyecekler kanalizasyon. Kanalizasynun pisliği arklara, kesiklere akıyor, hastalığa davetiye çıkarıyor. Kestele gidenler bilir Kestel Köyü girişinde, çayırlıkta özellikle yaz aylarında arabanızın camını bir açın iğrenç bir koku ile karşılaşırsınız. Yada bunu hissetmişsinizdir!. Sizce hizmet bu mu?.
Sayın Vali ve Kaymakamı Kestel Köyüne Davet Ediyorum
Sayın Burdur Valisi ve Bucak Kaymakamını Kestel Köyüne davet ediyorum. Sayın Vali yada kaymakam. Mevcut projenin askıya alınacağını, Kestel Köyü için yeni bir içme suyu ve sulama suyu projesinin oluşturulacağını, bunun için de Kestel dağlarında ve çıkan su kaynaklarının tümünün bir araya getirilerek bir nokta da toplanacağını, Kestel Köyüne içme suyu ve sulama suyu projelerinin faaliyete geçirildikten sonra kalan yada artan suyun, hatta kış aylarında boşa giden suyu Bucak içme suyuna vereceklerini söylesinler Kestel de bayram yapar, Bucak’ta. Buna bir kişinin dahi karşı gelmeyeceğine hiç şüphem yok. O zaman dağda da, ovada da boşa giden su değerlendirilmiş olur. İşte o zaman eli sopalı da kalmaz, bağıranda kalmaz. Alkışlanırsınız. Üstelik köyde tarım ve hayvancılığı yüzde bin beş yüz geliştirmiş, Bucak Belediyesi de suya milyonlarca lira elektrik ücretinden kurtulmuş olur. Haydi buyurun!.     
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Park alanında yangın çıktı, 4 araç yandı
Park alanında yangın çıktı, 4 araç yandı
Kardiyoloji uzmanından kalp sağlığı uyarısı
Kardiyoloji uzmanından kalp sağlığı uyarısı