BERLİN’ İN TARİHİMİZ AÇISINDAN YERİ
MİSAFİR KALEM İshak Göksel Bucak Müftüsü

BERLİN’ İN TARİHİMİZ AÇISINDAN YERİ

Bu içerik 433 kez okundu.

1 - 14 Aralık tarihlerinde İmam hatip Lisemizin hazırladığı, Müftülüğümüz, Milli Eğitim müdürlüğümüzün proje ortağı olduğu, “Din Eğitiminde Hoşgörü Erozyonu” konulu proje kapsamında Berlin’ e gittik. Berlin Almanya’nın başkenti ve en büyük şehri. Aynı zamanda bir eyalet şehri. Berlin II. Dünya savaşı öncesinde 4,3 milyon kişinin yaşadığı bir şehirken günümüzde 3,5 milyon insanın yaşadığı söyleniyor. Berlin’ de 280 ile 300 bin vatandaşımız yaşıyor. Berlin hakikaten her yönüyle gelişmiş, gerek alt yapı, gerekse üst yapı çalışmalarıyla mükemmel bir şehir. İnsanlar için her şey düşünülmüş, yayalar için kaldırımlar geniş, yollar geniş, engellliler için şartlar onlara göre düzenlenmiş, bisiklet kullanıcıları için kaldırımlarda onlar için yollar ayrılmış. Berlin’ de yerin altı metro istasyonlarıyla donatılmış. Velhasıl insanlar için her şey düşünülmüş gelişmiş bir Avrupa ülkesinin başkenti. 

Berlin’ in bizim tarihimiz açısından ayrı bir yeri var. Milli Şairimiz Mehmet Akif ERSOY Osmanlı Devletinin en zor dönemlerinde bir mütefekkir olarak üzerine düşen görevini orada da yerine getirmiş. Ülkenin kendisine nerede ihtiyacı varsa oraya koşmuş. Onun bu özelliğini savaş yıllarında da göstermiş olduğunu daha iyi görüyoruz. Mehmet Akif ERSOY II. Meşrutiyetten sonra milli mücadele yıllarında yazdığı gazeteler, dergilerle herkes onu yakından tanımıştır. O sadece yurt içinde değil, İslam ülkelerinde de tanınmıştır. Söyledikleri, yazdıkları insanlar tarafından hüsnü kabul görmüş bir insan. İşte Mehmet Akif’ in yurt içinde ve yurt dışında görevler alması bu sebepledir. Almanya’ da bulunmuş, Necid çöllerinde bulunmuş, milletin kendisine ihtiyaç duyduğu her yerde olmuş.

Mehmet Akif Berlin hatıralarını Safahatta anlatıyor. Kasım Mart dönemlerinde orada kalmış. Berlin’ in kendisini ne kadar etkilediğini bu şiirlerinde görmek mümkün. Doç Dr. Nazım ELMAS bu konu ile ilgili Almanya’ da Berlin’ de yayımlanan Mocco dergisinde yayınlandığı bir yazıyı gördüm. Mehmet Akif Kaldığı Adlon Otelini, Berlin yakınlarındaki Wünsdorf’ daki Hilal esir kampını ve o döneme ait belgelerin yer aldığı müzeyi gezdiğini ve tarihi bilgilerin daha iyi kafasında oturduğunu söylüyor.

Mehmet Akif neden Berlin’ de bulunmuştur. Birinci dünya savaşında Almanya ve Avusturya- Macaristan imparatorluğundan oluşan ittifak güçleri yanında yer alan Osmanlı devleti itilaf devletleri olarak bilinen İngiltere, Fransa, Rusya, İtalya ve Amerika Birleşik Devletleri ile savaşa girdi.

Almanların İngiliz, Fransız ve Ruslardan aldıkları esirler arasında çok sayıda Müslüman esirler bulunmaktaydı. Bu Müslüman esirlere iyi muamele yapıldığını görmenin Osmanlı devletini ve İslam Dünyasını memnun edeceğini düşünen almanlar, esirlerin durumunu yakından görüp tüm dünyaya anlatacak bir heyetin Berlin’ e gelmesini istediler. İslam dünyasında etkili olan o günlerin kamuoyunda sevilen şahsiyetlerin tespit edilmesi işinde İstanbul’ daki Alman Konsolosunun katkısı istenir. Konsolos içinde Mehmet Akif’ in de bulunduğu isimleri belirler ve bu isimler Alman İmparatoru tarafından esir kampının durumunu incelemek için üzere Almanya’ ya davet edilir. Bu ekibin içinde Mehmet Akif, Abdülaziz Çaviş, Şeyh Salih etTunusi gibi isimler de vardır.   

Almanya bu davetle başta Osmanlı olmak üzere İslam ülkelerinin gönlünü kazanmak ister. Berlin’ de Mehmet Akif Müslüman esirlerle konuşur. Alman yetkililerle görüşmüş. Mehmet Akif bu ziyaretler sonunda Almanya’ yı bu kadar yakından tanımış, kaldığı otel başta olmak üzere Berlin’ in insanı hayran bırakan gelişmişliği daha o tarihte şiirine yansıtmıştır. Mehmet Akif’ in bu otelle ve Berlin ile ilgili düşünceleri hayranlık derecesinde olumludur. Mevsimlerden kıştır ve hava çok soğuktur. O tarihteki otelin o düzeni gelişmişliğin bir göstergesidir diyor ve şiirine bunu şöyle yansıtıyor.

Meğer oteller olurmuş saray kadar mâmur

Adam girer de yaşarmış içinde mesti huzur

Beş altı yüz odanın her birinde pufla yatak

Nasip olursa eğer, hiç düşünme yatmana bak

Sokakta kar yağa dursun, odanda faslı bahar

Dışarda leyle-i yelda, içerde nısfı nehar.

 

Mehmet Akif şiirine böyle devam ediyor. Berlin yakınlarındaki Wünsdorf’ daki Hilal esir kampındaki Müslüman esirlere savaşın kimlerle kimler arasındaki olduğu Mehmet Akif anlatmıştır. Çünkü İngilizler, Fransızlar, Müslüman ülkelerden topladıkları askerlere Almanlar İstanbul’ u işgal etti. Halifenizi esir aldı. Biz halifenizi kurtarmak için savaşıyoruz. Bu savaş halifenizi kurtarma savaşıdır diye kandırmışlar ölüme göndermişlerdir. İşte Mehmet Akif gerçeği Müslüman esirlere anlatmış. Milletimize her yerde hizmet etmiştir.

Değerli dostlar. Bu yazıyı neden yazma gereği duydum. Allah’ u Teala insan için ancak çalıştığının karşılığı vardır buyuruyor. Peygamberimiz de iki günü birbirine eşit olan ziyandadır diyor. Ülke insanı olarak daha çok çalışmalı işimizi sağlam yapmalıyız. Allah çalışan insanları ayırt etmiyor. Herkese çalıştığının karşılığını veriyor. Devletimizi yüceltmek insanımız onuruna yakışan şekilde bir yaşam tarzı sunmak ancak çalışmakla olur. Ülke adına, insanımız adına derdi olanların gelişmiş ülkelerle ülkemizi insanımızı kıyaslayarak her şeyin daha iyisini yapmak için gayret gösterilmelidir. Selam ve dua ile.

   

  İshak GÖKSE

  Bucak Müftüsü

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Annesini boğazını keserek öldürdü
Annesini boğazını keserek öldürdü
Hava soğudu, grip salgınına dikkat
Hava soğudu, grip salgınına dikkat