Şehir Merkezindeki Hız Yarışlarına Dur Denilmeli
Halim AKCA

Şehir Merkezindeki Hız Yarışlarına Dur Denilmeli

Bu içerik 143 kez okundu.

Bahar geldi, bahardan sonrada yaz.

Trafikte bahar ve yaz  geldi mi şüphesiz hemen akla gelen motosiklet, elektrikli bisiklet ve bisiklet kazaları akla geliyor.

Üç beş kişi yada bir masanın etrafında sohbet etmeye başladığımız zaman konu bisiklet elektrikli bisiklet ve motosikletten laf açıldı mı hemen ister istemez “şu kadar kötü kullanıyorlar, kırmızı ışıkta geçiyorlar, trafik tanımıyorlar” gibi öz eleştirilere başlarız.

Haklı mıyız?

Haklıyız.  

Peki bu motosiklet, elektrikli bisiklet ve bisikleti kullananların yaş ortalamasına baktığımız zaman bunların yüzde 90’ı 18 yaş altı. Peki bunlar hangi gruba giriyor çocuk ve gençlik grubuna.

Bu çocuklar kimin senin, benim, öbürünün, hepimizin.

Peki kaza yapmış olsak kim kaza yapacak, sen ben yada bizden birisi,

Çarpılan kim?, ya senin, ya benim yada tanıdığımız birinin çocuğu

Şunu belirtmek istiyorum; günümüz şartlarında teknolojiye alet edevat ve ulaşım araçlarından kaçmamız yada kaçınılmaz olmamız imkansız. Hangi anne baba çocuğuna bisiklet almaz ki, hangi çocuğumuzun bisikleti yok ki, bence bisiklet türü binek araçları çocuklarında hakkı. Çocuklarda bunları yaşamalı.

Peki hangi anne baba Allah göstermesin bu bisikleti, elektrikli bisikleti alırken çocuğum ölsün diye alır?. Hiçbir anne baba.

Bence asıl kusur otomobil, kamyon, kamyonet ve benzeri araç kullananlarda.

Neden mi?

Hepimiz sürücü koltuğuna oturduğumuz zaman kullandığımız aracı yarış aracı zannediyoruz!

Yukarıda ne dedik, bu bisiklet, motosiklet ve elektrikli bisikleti kullananların yüzde 90ı çocuk ve genç dedik. Bunların adı üzerinde çocuk. Bunlar mutlaka kural ihlali yapacak. Peki çarpmamız mı gerekiyor. Yol hakkı bizim diye böbürlenmemiz mi gerekiyor. Bence çocuklar kural ihlali yapsa da  yol hakkı onların, geçiş üstünlüğü onların olmalı. Biz büyükler ve sürücüler olarak ta hoşgörülü olmamız gerekiyor.

Geçen hafta Antalya Burdur karayolunda Kahveler mevkiinde Ispartalı hayatının baharında 43 yaşında birisi trafik kazasında öldü.

Peki yasal olarak kusur kimde?

Yaya olarak karşıdan karşıya geçmek isteyen ölen o kişide,

Peki onu çarpan kişide kusur yok mu?

Antalya Burdur karayolu tek şeride düşürülmüş, döner kavşağa hız ile ecel saçarak gelen araçlar, kamyon ya da kamyonların sürücüleri yarış pistinde gibi hareket ediyorlar.

Peki neden?

Yanan yeşil ışıkta geçmek, yada sönmek üzere olan yeşil ışığı geçmek için. Peki bunların kavşaktaki hız limitleri ne?, Üstelik birde 4 metrelik yolda yan yana hareket eden araçlar.

İster tek şerit ister çift. Burada mobese yok mu?, polis yok mu, bence döner kavşaklardaki geçiş, kırmızı ışığa kalmak istemeyipte surat yapan araçlar radar hızından daha çok önemli.

Yine Geçen hafta Emniyet kavşağında iki çocuğumuz yaralandı. Hala da bir çocuğumuzun durumu hayati önem taşımakta. Yada belki de ömür boyu kalıcı bir sakatlık yaşayabilecek bir boyutta.

Peki yine soruyorum kusur kimde?

Bu çocuklarımız ışık ihlali yaptığı için yasal olarak onlarda olabilir. Peki bu şehir içerisinde hız limiti ne 40-45 km. Peki 40-45 kilometrede seyir eden araç firene bastığın zaman kaç metrede durur?. 40-45 km sürati olan bir araç bir çocuğa çarptığı zaman ön tarafta tampon, ön cam param parça olacak şekilde mi olur?.

İşte tek sorun var. Oda yeşil ışık yandı mı yol hakkı Benimmmmmmmmmmmmmm!.

Çıkma çarparım, çünkü yol benim!!!

Ama kardeşim sormak istiyorum. Çarpılan bu çocuk bir gün senin çocuğun da olabilir bunu unutma! O zaman bırak o yol hakkını Bucak’ı verseler sevinemezsin!

Bucak’ta çok iyi niyetli bir Emniyet Müdürü var, çok iyi niyetli bir trafik komiseri var, çok iyi niyetli trafik polisleri var ve polisler var.

Neden mi?

Işıklar arası hız yapılıyor, ceza yok, gelişi güzel araç park ediyoruz ceza yok, ehliyetsiz, kasksız, ruhsatsız araç kullanıyoruz cezası yok. Bunları daha da sayabiliriz ama gerek yok.

Bence artık bunlara dur denilmenin zamanı gelmiştir.

Trafik polisleri iki ışık arasında ışığa yetişmek için hız yapanlara dur demeli. Kırmızı ışık ihlallerine dur demeli, kavşaklardaki hatalara dur demeli, hatalı parklara dur demeli. Demeli ki başka çocuklarımızın canı yanmasın.

Birde şunu dile getirmek istiyorum. Çoğumuzun başına kesinlikle ve kesinlikle gelmiştir.

Süleyman Demirel Bulvarında yeşil dalga bulunmaktadır. Bir sürücü 40-45 km hız ile giderse hemen hemen hiçbir ışıkta beklemeden gider. Yeşil dalgaya uymak için 40-45 km ile giderken arkanızdan hızla trafik canavarları yaklaşır, bir önündeki aracı geçmek için selektör yapar, korna çalar, birde bu yetmiyor muş gibi tam seni geçerken birde el kol hareketi yapar. “Sen nasıl araba kullanıyorsun” dercesine. Halbu ki seni sollayıp geçse önünde bir araç daha var, yada trafik ışıklarına yanaşacak. Daha da hızını alamayıp kırmızı ışıkta geçecek. Polis bu tür ihbarları, ihbarcısını belirtmeden işlem yapmalı. Çünkü bunlar trafik canavarı.

Eğer canımızın acımasını istemiyorsak, bizden kopan bir parçayı ufak yaşta kara toprağa vermek istemiyorsak artık trafik kurallarına uymamız gerekiyor. Uymasını bilmiyorsak ta polis artık tedbirlerde sertleşmeli.

Polis devreye girmeli.

Polis kavşaklarda hız yapanlara acımasız olmalı,

Kırmızı ışıkta geçenlere acımasız olmalı,

Hatalı park yapanlara acımasız olmalı,

Yeşil Işık yanıyor yol hakkı benim diye körpecik kuzulara çarpanlara acımasız olmalı.

Bence şehir içinde 40-45 km surat ile giden bir araç yayaya da, bisikletliye de çarpsa ölümcül oranı yüzde 10’u bile bulmaz.

Eğer bu tedbirler alınmazsa daha cok canlar yanar daha çok çocuklarımızın katili olmuş oluruz.!

Son olarak ta birde şunu hatırlatmak istiyorum.

Polis sert olsun diyoruz, polis kısacası işini yapsın diyoruz.

Ama polis işini yaparken hatırlı kişiler cezai işlem yapıldı diye politikayı alet etmemeli, yada partililer cezai işlem yapıldı diye görevini yapan memura, polise cephe alıp politika yapıp o kişiler ile kedinin fare ile oynadığı gibi oynamamalı.

Çünkü geçmişte ben bu örnekleri çok gördüm. Eğer bu örnekleri ileriki günlerde tekrar görecek olursam sizler ile paylaşır. Sizlere duyurmaya çalışırım.

Sizler amma taktir eder, amma eleştirirsiniz. Onda saygım var.

Ben bir gazeteci olarak, halkın gözü, kulağı sesi olarak Bucak Emniyet Müdürlüğüne sesleniyorum. Artık akan kanlar yeter. 1 Mayıs’tan itibaren artık kuralları bilmeyenlere katı kural uygulamasına başlanılsın. Çünkü hiçbir hatrılı kişi, hiçbir hatırlı söz bir candan önemli değildir.

Eskiden yapılırdı. Artık Bucak şehir merkezinde özellikle de Süleyman Demirel Bulvarında radar uygulaması başlatılsın. Mobeselerden hız kontrolü yapılsın,

Sanayi Kavşağı ve Kahveler döner kavşakta gerek şehir içi polisi yada Bölge Trafik devreye girip meskun mahal hız kontrolü yapsın. Ama kavşaklarda yapsın. Bakın o zaman kazalarda düşme olacak mı?, bakın o zaman canlar yanacak mı?.

Bölge trafik günde 6-7 saat radar çalışması ve diğer uygulamaları yapıyor 2 saatini kavşaklardaki yarış yaparcasına sürat yapanlara ayırsın. Bakın o zaman kan akıyor mu?

Umarım bu tedbirler bir an önce alınır ve sürdürülür.

Eğer bu tedbirlerde sorumluluğu olanlar tedbirleri almazsa akan kanlarda onlarında katkısı olur.

unutulmaması gerekiyor ki; trafik canavarını yaratan sen.ben hepimiziz, bunada dur demesini bilmemiz gerekiyor. 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Park alanında yangın çıktı, 4 araç yandı
Park alanında yangın çıktı, 4 araç yandı
Kardiyoloji uzmanından kalp sağlığı uyarısı
Kardiyoloji uzmanından kalp sağlığı uyarısı