Sağlık Müdürlüğünü Göreve Davet Ediyorum
Halim AKCA

Sağlık Müdürlüğünü Göreve Davet Ediyorum

Bu içerik 233 kez okundu.
Gazetemizin ve İnternet sitesinin kuruluşundan bu tarafa ve ulusal gazeteleri takip edenler çok iyi bilir. Ben Devlet Hastanesi Gönüllüsü birisiyim. Devlet Hastanesinin en üstlerde durması, özel hastanelerin açılışından sonra, Devlet Hastanesinin içerisindeki doktorların başka hastanelere giderken zamansız istifalarla içerisinin boşaltılmasına en şiddetli karşı çıkanlardan birisi benimdir.
Amma Devlet Hastanesinde görev yapıp ta ihmallere göz yumakta yanlış olduğunu düşünüyorum.
Hastanelerde hangi poliklinik önüne giderseniz gidin kapıda ilaç firma temsilcileri mesai saatleri içerisinde giremeyeceği yazar. Bu uygulamaya çoğu doktor uyarken bazıları da galiba arkalarını güçlü bulup hastane yönetiminin ikazlarına bile kulak asmadığı ortaya çıkıyor.
Bazı şeyleri yaşamak ve görmek için yaşanması gerektiğini düşünüyorum, şöyle ki; Bucak Devlet Hastanesinde yatan bir hasta için şöyle bir olay ile karşılaştım. Salı akşamı aşırı baş ağrısından acil servisine götürdüm. Sağ olsun Acil serviste gerekli müdahaleler yapıldı. Amma hastada aşırı baş ağrısı nedeniyle uygulanan tedavilerin hiç birine cevap vermedi. Sonra O günün acil hekimi saat 23,30 sıralarında Dr. Hasan Özcan’ı arayarak bilgi almış, Dr. Hasan Özcan hastanın servisine yatırılmasını istemiş. Ben acil doktoruna “hocam bu hasta  daha önce tedavi olması için defalarca Tuncay Epçeliden’e gitmiş.. Doktoru o, onunla konuşsanız, o hastanın durumunu iyi bildiği için onun servisine yatırsak olmaz mı” dedim. Ama acil doktoru “Ben Hasan beyle konuştum, İstersen sen Tuncay beyle kendin konuş” dedi. Şimdi ne oldu hastanın doktor seçme hakkı ne oldu. Bir doktorun hasta yakının hastalığı bilmeden gecenin yarısı doktorum diye araması uygun mu?. Bel ki icapçı olarak belirli günlerde sıra ile bakılıyor olabilir ama, hasta sahibi hastanın daha önceki doktorunun muayene yada tedavini isteme hakkı yok mu?. Tabi ki açıklama yaparlarsa da öğreniriz.
Neyse o gün Dr. Hasan Özcan’ın servisine yatırılan hasta ya tomografi çekildi. Dr. Hasan beyin şüpheleri varmış ki tekrar MR çekilmesi istendi. Çarşamba gecesi çekilen Mr Perşembe günü sabah saatlerinde alındı. Amma raporu yoktu. Hastanın şiddetli baş ağrısı ve yatağında bile duramadığı için bir an önce teşhisinin koyulabilmesi ve ne yapacağımıza karar verebilmek için MR’yi alıp Dr. Hasan Özcan’ın polikliniğine gittim. Kapıyı çalıp içeri girdiğim de içeride 2 tane ilç firması temsilcisi bir hasta vardı. Zaten hastayı görünce geri çekilir gibi edip, Dr. Hasan Özcan “halim bey biraz dışarıda beklerimsiniz” dedi. Ben de tabi ki dedim. Yalnız kafama bir şey takıldı. İçeride bir hasta var. İki tanede ilaç temsilcisi buna anlam veremedim.  Eğer hastanın yakını yoksa üstelik hasta da bir bayan olduğunu tahmin ediyorum. Poliklinik önünde beklemeye başladım. Sonra Dr. Hasan Özcan’ın yanında çalışan yardımcısı kapıyı açarak bizi çağırdı. Dr. Hasan Özcan’a ben “abi Mr filmleri” demeden Dr. Hasan Özcan yanında bulunan ilaç temsilcileri ile birlikte otururken, başka hastada yokken “Ya kaçıncı gelişiniz, bi biriniz, bir biriniz geliyorsunuz rapor çıksın saat 2 den sonra bakarız” dedi. Ben şok olmuştum. Hal bu ki Mr filmini ilk götüren bendim, ilk göstermek isteyen de bendim. Çünkü Salı günü akşam saatlerinde acil servisten girişi yapılan beynindeki tümör nedeniyle şiddetli baş ağrısı çeken, kendini yerden yere vuran hastaya çok ağrısı var dememize rağmen fazla galeye alınmadı.     
Sonra Dr. Hasan beyin polikliniğinden çıkıp hastayı başka doktora sevk ettirmek istedim. Bu esnada Başhekimlik binası koridorunda Hastane müdürü, başhekim yardımcısı Fatih beyle karşılaştık. Ne oldu diye sorduklarında durumu anlattım. Önce inanmadılar. Sonra Fatih bey Dr. Hasan Özcan’ın poliklinik önüne kadar geldi. Geçen 5-10 dakikalık zaman içerisinde ilaç firma temsilcileri Dr. Hasan Özcan’ın odasından çıkarken gördü. “Doğrumu imiş” dedim. Doğru dedi.
 Belki bu olayı kişileştirmiş gibi görmeyin. Bu tür sorunlar hepimizin sorunu, hepimizin meselesi, Şimdi soruyorum. İlaç temsilcileri mesai saati içerisinde hastanın bulunduğu bir ortamda Dr. Hasan Özcan’ın odasında ne işi var?. Üstelik kapıda mesai saatleri içerisinde ilaç temsilcisi giremez ikazı ve yazısı olmasına rağmen. Ayrıca başında şiddetli ağrı çeken bir kanser hastası için ağrılarının durdurulması gerekli tedavi için ilaç verilmesi gerektiği halde bir doktor, hele Hasan bey gibi deneyimli bir doktor hastaya 1,5 gün işkence çektirircesine ağrılara mağruz bıraktı ve Mr filmi için 3-4 saat daha oyalama gibi bir hakka sahip mi?. Vizit yaparken neden filmleri incelemedi. Yoksa Mr raporu gelmeden film incelemesini bilmiyor mu? Yada işine öyle mi geliyor. Acaba ilaç firma temsilcilerine ayırdığı zaman kadar kaç hastasına zaman ayırıyor?
Bucak Devlet Hastanesi hepimiz için önemli. Hepimiz hastaneye muhtacız, hepimiz her an işimiz düşebilir. Hastane yönetiminin ikazlarına uymayan, kurallarını ihlal eden, hastane için olumsuz örnekler oluşturan bu tür doktorlara ihtiyacımız yok. Hastane de onlarca görevli, onlarca canla başla çalışan personel ve doktorlar bulunuyor. Bu tür çalışacak doktorlara ihtiyacımız var. Görev ve meslek hevesi olan doktorlara ihtiyacımız var. Hastasına ve hasta yakınlarına, görevine sadık olan doktorlara ihtiyacımız var. Sadece Poliklinikte akşama kadar reçete yazan, servise yatırdığı hastasını fazla galeye almayan doktora ihtiyacımız yok. Bu tür kişilerin Bucak Devlet Hastanesine zarar vereceği kanısındayım.
Diyorum ki; bu tür olumsuzluklar yaşanabilir ama, Bucak Devlet Hastanesi bizim hastanemiz, Bucak Devlet Hastanesi içerisinde çalışan doktor ve diğer personeller bizim personelimiz. Hepsi de hastaneyi başarıdan başarıya ulaştırmak için elinden geleni yapmaktadır. Yapacaklarına da inanıyorum. Başhekim hastanenin başarısı için elinden gelen gayreti göstermektedir. Bu gayretleri ihmal edenler, Hastane başarısını düşürmeye çalışanlar da cezasın kalmamalı.
Emekliliği gelmiş, sadece para için, sadece poliklinik yapan, servisine yatırdığı hastanın sorumluluğunu üstlenmeyen, ikazları dinlemeyen, küçük çaplı alacağı cezaları alışkanlık eden görevi ne olursa olsun, kim olursa olsun bu işi bırakıp bir köşeye çekilmelidir.
Çok iyi biliyorum, Hastane yönetimi yada Sağlık Müdürlüğü kanalı ile yapılacak araştırma sonucu küçük çaplı bir ceza ya verilir yada verilmez. Bence ceza falan hiç önemli değil. Ceza verilmesine de gerek yok. Eğer bir insan kendisi vicdan muhasebesini yaparsa en büyük cezada ödülde budur.
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akca Gazete 331. Sayı
Akca Gazete 331. Sayı
ATSO'dan genç işsiz uyarısı
ATSO'dan genç işsiz uyarısı