GEÇİCİ OLANI EBEDİLEŞTİRMEK
MİSAFİR KALEM İshak Göksel Bucak Müftüsü

GEÇİCİ OLANI EBEDİLEŞTİRMEK

Bu içerik 289 kez okundu.

İçinde yaşadığımız dünyada hayat çok hızlı bir şekilde akıp gidiyor. Yaşanan bu hayat içinde, insan bir çok şeyin farkına bile varamıyor. Hâlbuki biraz olsun etrafımıza bakmaya, bazı şeylerin farkına varmaya ihtiyacımız var. Bugün baktığımız halde göremediğimiz farkına varamadığımız o kadar çok şey var. İnsan kendisi tokken herkesi tok zanneder, dünyayı tozpembe görür. Bundan dolayı iyilik yapmayı, farkında olmayı, hiç aklımıza getiremeyiz.

Aslında insanların dünyada ve ahirette istediği şey iyiliktir. Biz dualarımızda Ey Rabbimiz; bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Ve bizi ateşin azabından koru şeklinde dua ederiz. İnsanların fıtratında iyilik yapmak vardır. İnsan iyilik yaptığı zaman mutlu olur. Peygamberimiz (Sav.) gerçek mümini tarif ettiği bir hadisi şeriflerinde Günah (kötülük) yaptığı zaman üzülen, sevap (iyilik) yaptığı zaman sevinen kişi gerçek mümindir buyuruyor. Gerçek mutluluk başkalarının mutluluğuna katkı sağlamaktır.

İyilik denince aklımıza her zaman maddi olanı gelmemelidir. Günümüzde bazı kavramlar gibi iyilik kavramının da anlam daralmasına uğradığını görüyoruz. Evet, iyilik kavramının içinde maddi değeri olan şeyler olduğu gibi, manevi değeri olan, gönül yönü olan şeyler de vardır. Yani mutluluk ve hüzünlerin paylaşılması gibi. Nitekim bizim kültürümüzde sevinçler paylaşıldıkça çoğalır, hüzünler paylaşıldıkça azalır anlayışı vardır.

İyilikte bulunmak kalıcı bir iz, eser bırakmak demektir. İyilik maddi anlamda baktığımız zaman geçici olanı ebedileştirmektir, ebedi olanı satın almaktır. Kuran’ da Rabbimiz biz ölüleri mutlaka diriltiriz, onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz her şeyi apaçık bir kitapta bir bir kaydetmişizdir buyuruyor. Yani insanın yaptıkları ve geride bıraktığı iyilikleri eserleri yazılıyor. İnsanın kalıcı iz bırakmasını sağlayan en önemli iki şey cömertliği ve tevazu sahibi oluşudur. Cömertlikte paylaşmak vardır, tevazu da iyi huylu olmak vardır. İyiliğin nesilden nesile aktarılması için büyüklerin küçüklere örnek olması gerekir. Büyükler küçüklerin yanında onlara da örnek olması, onların da alışması için iyilik yapmalıdırlar. Çünkü iyilikte öğrenilen bir davranıştır.

İyi düşünüldüğünde iyilik yapan aslında kendisine yapmış demektir. Yapılan iyilik kişinin şahsına bir değer katıyor. Allah Rızası için olduğunda hem Hak katında hem de halk katında karşılık buluyor.

Günümüz insanının en yaygın problemlerinden biri her şeye sahip olmasına rağmen hiçbir şeyden zevk almamasıdır, mutlu olmamasıdır. İnsanların doyum eşikleri çok yüksek.  Her şeyin en iyisine sahip olan en güzel yerlerde yaşayanlar, en iyi şeyleri yiyenler, daha bu enleri sıralamak mümkündür. Böyle kişileri dünyevi lezzetlerle doyurup yetinir hale getirmek çok zor. İşte böyle kişilere manevi bir lezzet tattırmak gerekir. İnsanların dertleriyle dertlenen, onların sıkıntılarını gideren, onlara iyilik yapan bireyler olabilmek gerekir.

İsmail Hakkı Bursevi, Ruhul Beyan’ da Karun ile Firavun eğer aç olsalardı bu kadar azmazlardı. Her şeye sahip oldukları için, tok oldukları için azdılar diyor.

Bugün bütün hayatımız hep almak yönünde ilerliyor. Vermek, yardım etmek, dayanışma içinde olmak ortadan kalkıyor. Hep alan olsak.  Hâlbuki Peygamberimiz veren el alan elden üstündür buyuruyor.

İşte Ramazan Ayını da bir fırsat bilerek her gün en az bir iyilik yapmaya kendimizi alıştıralım. Hayatımıza iyilik hâkim olsun. Paylaşmayı bilelim. Hal ehli kimselerin dediği gibi insanın mayası toprak olduğu için toprak suyu nasıl tutar ve yutarsa insan da dünya malını öyle yutar ve tutar. İyiliklerimizi artıralım, infak edelim ki dünya daha güzel olsun. Vakit iyilik vakti. Bu ramazan ve her zaman. Selam ve dua ile.

 

                               

                    İshak GÖKSEL

                                                                                                       Bucak Müftüsü

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akca GAzete 353. Sayı
Akca GAzete 353. Sayı
Yolcu uçağı; lisede müze, kütüphane ve sinema salonu oluyor
Yolcu uçağı; lisede müze, kütüphane ve sinema salonu oluyor