KERMES Mİ? TİCARET Mİ?
Halim AKCA

KERMES Mİ? TİCARET Mİ?

Bu içerik 239 kez okundu.
Bucak’ta yaşayanlar bilir, geçen yıldan bu tarafa Bucak’ta Kermesler moda oldu. Amaçlar araç oldu. Kaymakamlık Parkı, Kermes Parkı oldu. Esnaf rahatsız, esnaf yöneticileri rahatsız, tek mutlu olanlar bu kermeslere boyutundan büyük izinleri verenler.
Her şeyden önce şunu belirtmek istiyorum, hiçbir cemaate, kuruma ve kuruluşa karşı değilim. Çok sabır ettim. Şahsen değil, bir gazeteci olarak çok tepkiler geldi, hepsini yuttum, hatta kermeslere izin veren benmiş gibi bir küfür yemedim birde dayak. Halktan çok tepkiler geldi. Af edersiniz ama yazmak istemiyorum her türlü hakaret edildi. “Sen nasıl gazetecisin?, “İşine geldiğini yazıp İşine gelmediğinizi yazmıyorsunuz” gibi en yumuşaklarını yazıyorum.
Yapılan eleştirilerin tamamında okurlarımız haklı çünkü, basın olarak halkın gözü kulağı ve nefesi olacağız demiştik. Yutkuna yutkuna çok sabır ettim. Amma bir gerçeği de görmemezlikten gelmek kadar kötü ve ayıp olduğunu düşündüm. Şimdi,,,,!
Geçen yıl aynı şekilde aynı amaç ile kermesler yapıldı. Kermesler aracı amaçlara çevirdi. Kermes kermeslikten çıktı ticaret boyutuna yöneldi. Özellikle Kaymakamlık parkına açılan kermesler esnafı çok rahatsız etti. Çünkü ayın 30 gününden 20 gününü ssk’ya, bağkura, vergiye, elektrik parasına, eleman parasına, telefon parasına zor ayıran esnaf eğer kazanıyorsa 10 günlük süreçte üç beş kuruş para kazanıp, varsa taksitine, varsa başka bir borcuna yatırabiliyor.Amma bu tür kermesler sadece lokantacı esnafını değil, çok sayıda esnafı etkiliyor. Esnaf vergi ödüyür, esnaf ssk, bağkur yatırıyor. Esnaf fatura fiş kesiyor. Ya kermesler yardım bahaneleri altında kazanılan paralar acaba yerine ulaşıyor mu?. Burası beni ilgilendirmez. Halkı ilgilendiren, Asıl açıldığı yer ve açılışına izin verenler. Şimdi soruyorum Kaymakamlık Parkı şehrin kalbi. Buraya nasıl açılış ruhsatı veriliyor bilemiyorum. Hani kaymakamlık parkında çay ocağı hariç başka ticari bir amaca sunulmuyordu. Bu araç olarak kullanılan kermeste ticaret yok mu?, bu çifte standart değil mi?, yarın iki gün sonra birileri ben Kaymakamlık parkına kuruyemişçi, lokanta, kitapçı dükkanı açacağım dese izin verecek mi siniz?. Kermese haydi izin verin, bir günlüğüne verin bir hafta 10 gün hatta 15 gün nasıl izin veriliyor anlam veremiyorum. Ayrıca izin verenlere asayiş birimlerine sormak istiyorum. Başka günler olsa idi Kermes açılan ana yol ve hastane caddesinde yol üzerine araç parkı mümkün mü idi. Polis gelir saatlerce anonslar yapar yolu açardı. Amma kermes açılışından bu tafra ana cadde ve Hastane Caddesi trafiğe kapalı. Araçlar yolların üzerine park ediliyor, çadırlar yolların üzerine kuruldu, yine çadırlar otoparklara kuruldu. Nasıl oluyor da bu kadar müsade gösterebiliyorsunuz  anlam veremiyorum. Eğer normal bir vatandaş, şapkalı köylü, bir esnaf, bir memur arabası olsa idi fotoğrafı çekilir hemen cezai işleme maruz kalırdı e şimdi ne oldu. Çifte standart. Neden yola boylu boyuna konulan araçlara müsaade ediyorsunuz, neden otopark ve yol ortasına çadırlar kurulmasına müsaade ediyorsunuz. Bu adalet mi? Bu zihniyetle yakında buraya sirk çadırı da kurulur, tombalacı çadırı da.
Şimdi birde bu tür kermeslerde özellikle açık havalarda açılan kermeslerde yiyecek içeceklerin sağlık açısından değerlendirmesini yapmak istiyorum.
Mutlaka yoldan geçenler görür, burada tüketilen gıda maddeleri onlarca kilo özellikle de et tüketimi. Acaba tüketilen bu etler sorumlu birimlerce inceleniyor mu?, sağlık kontrolleri yapılıyor mu?, sağlığa uygunluğu araştırılıyor mu?, Allah göstermesin yarın iki gün sonra salgın bir hastalık başlangıcı gösterse sorumlular kim olacak?. Süleyman Demirel Bulvarı üzerinden, Hastane Caddesi üzerinden hızla geçen araçların tozu, toprağı, kasalardan dökülen toz ve pislikleri nereye gidiyor. Açık havada sabahtan akşama kadar satılan bu gıda maddelerini hiç etkilemiyor mu,  Halkın sağlığını küçük amaçlarla hiçe sayanlar mutlaka tedbirlerini almalı ve yasalara göre hareket etmelidir.
Ya şu bitse de kurtulsak diyen, eleştirileri kulak tıkayan, gerçekleri, yasaları bilip de bilmezlikten gelen, kendisini izin verirken zorunlu gibi hisseden açılış ruhsatına imza atanlar artık sorumluluğunu yerine getirip yasaları uygulaması gerekiyor. Eğer illaki bu açılışa izin vermek zorunda kalanlar açılış verecekse şehrin uygun yerlerinde yerleri var. Her kurum kendi bünyesi ve binası önünde yada içinde açsın, her kurum bir iş yeri tutsun orayı çalıştırsın. Böylece hem vergisini ödemiş olur hem de hayrını işlemiş olur.
Keyfiyete göre kermes açılışları Bucak’ın göbeğine yakışmıyor. Sağlık açısından, pişirilen yiyecek içecek ve dumanları, pişen gıda maddelerinin kokuları çevre kirliliği yaratıyor.
Umarım bu tür kermes açılışlarına bu şekilde bir daha izin verilmez. Umarım kurum ve birimler görev ve sorumlulukları doğrultusunda hareket ederler.  
Bu haberimi yazarken Küçük Esnaf ve Sanatkarlar Derneği Başkanı Sayın Celal Bektaş aradı. Başkan Bektaş “Bucak’ta anlarca lokantacı esnafı odamıza müracaatta bulundu. Bu tür kermeslere izin verilecekse şehrin göbeğinde verilmemeli, her kurum kendi bünyesi içerisinde yapmalı, lokantacı esnafı mağdur oluyor” dedi. Ee başkan da esnafta haklı diyecek başka söz var mı sizce?.!      
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akca GAzete 323. Sayı
Akca GAzete 323. Sayı
30 yıl sonra parmaklarına kavuştu
30 yıl sonra parmaklarına kavuştu