Borçlu Bağ-Kur’ lu Sağlık Hizmeti Almalı
Halim AKCA

Borçlu Bağ-Kur’ lu Sağlık Hizmeti Almalı

Bu içerik 190 kez okundu.
Sadece il ve ilçemizde değil ülke genelinde binlerce Bağ-Kur’lu birikmiş borçlarından dolayı sağlık hizmeti almakta sıkıntılar çekiyor.
            Ekonominin temel taşlarından birisini oluşturan esnaf ve sanatkarın sosyal güvenlik kurumu olan Bağ- Kur yıllardan bu tarafa bence yanlış uygulaması yüzünden yasalara uygun olabilir ama insanlık ve insan haklarına göre aykırı bir yönü olduğunu düşünüyorum. Yeni başlasın, yıllarca Bağ-Kur’ primlerini ödemesine rağmen borçlu olması halinde sağlık kurumlarında gerekli tedavi ve ilacını alamaması kadar üzücü bir şey yok.
Günümüzde küçük esnaf ve sanatkar olmak ve ayakta durmak çok zor artık. Hal bu ki küçük esnaf ve sanatkar ekonominin en temel taşlarından birisi. En cefakarı. Küçük esnaf ve sanatkar her geçen gün sabun kalıbı gibi eriyor. Ekonominin kötüye gidişi, büyük firmaların kara delik gibi yutuşu esnaf ve sanatkar, sattığı malı tekrar rafa koyma imkanlarının yok oluşu, siftahta zorlanışı evinde ekmek bekleyen ailesine ekmeği bile zar zor alarak gidişi. Artık bir gerçek. İşte bütün bu olumsuzlukların yanında Bağ-Kur’a olan borcu yada biriken prim borçları esnafı adeta kaderine terk ettiriliyor. Bağ-kur prim borcu olan esnaf ve sanatkar borçlarından dolayı yada bir günlük bile borcundan dolayı sağlık ve ilaç giderlerini kurumu karşılamıyor. Hal bu ki Bağ-Kur borçlarını mutlaka ve mutlaka bir gün faizleri ile birlikte yeri geldiği zaman icra yolu ile tahsil ediyor. Borçlu olduğu sürece de sağlık açısından kapının dışına atıyor. Bence bu yasalara uygun olabilir. Ama insanlık açısından, insan hakları açısından yapılmaması gereken bir şey. Bence bu yasa ile düzeltilmeli. Devlet vatandaşına bakmalı. Borcu var diye kapı dışına bırakmamalı. Çünkü esnaf ve sanatkar bu ülke ekonomisinin küçük ama büyük çoğul taşlarından birisidir. Bu taşları birer birer yok edilmesi halinde tüketici bir toplum yönüne itilmiş olunur. Bakınız; Günümüzde gerçek ihtiyaç sahiplerine hiçbir sözüm yok, yaşlı, hasta ve bakıma muhtaçlara hiçbir sözüm yok ama, köyde olsun şehirde olsun, derler ya taşı sıksa suyunu çıkaracak bedevre gibi adam gibi kişiler iş beğenme me, çalışmak isteme me gibi kişiler dayamışlar arkasını Yeşilkart’a gel keyfim gel. Devlet Hastanelerinden tut, Tıp Fakültelerinde bile koçlar gibi sağlık hizmetlerinden yararlanıyor elini kolunu sallaya sallaya köşeye gelip yaslanıyorlar. Ya Bağ-Kur prim borcu olan esnaf ne yapıyor, Borcu olduğu için sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor. Eğer var ise zor şartlarla yıllarca dişinden tırnağından arttırarak aldığı altındaki arabasını yada oturduğu evi satmak zorunda kalıyor. Karşılanmayan sağlık hizmetlerine harcanıyor. Peki prim borçları ne oluyor. Bir gün geliyor kurum onları da icra yada haciz yolu ile tahsil ediyor. Bu esnaf ve sanatkarın sonu ne olacak tabi ki batacak
            Ben siyasilerimize seslenmek istiyorum. Lütfen bu uygulamaya son verilmesi lazım. Kapanan bir iş yerinin açılması kadar zordur. Esnaf ve Sanatkarımızı yaşatmak, çoğaltmak için ne gerekiyorsa yapılmalı. Bu ülkenin ekonomisi küçük esnaf ve sanatkarın üzerine kurulmuştur. Kapanan her iş yeri vefat eden bir insana benzer. Esnaf ve sanatkarın üzerindeki devlet yükü hafifletilmeli bu vergi ile olur. Ssk ile olur, yada başka desteklemeler ile olur. Siyasilerimiz inşallah en kısa sürede bir yasa tasarısı yada önerisi vermelidir.        
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akca GAzete 323. Sayı
Akca GAzete 323. Sayı
30 yıl sonra parmaklarına kavuştu
30 yıl sonra parmaklarına kavuştu