Oy Namustur
Halim AKCA

Oy Namustur

Bu içerik 147 kez okundu.
Oy Namustur
Akşam Star Televizyonunda yılların deneyimli gazetecisi Sayın Uğur Dündar’ın Arena programını izledim. Programın konuğu bir zamanlar Ak Parti milletvekili, başbakan yardımcısı ve bakanlık yapmış Abdullatif Şener’di.
Uğur Dündar’ın konuğu Şener’in siyasi açıklamalarını duyarken tüylerim diken diken oldu. Çünkü söz edilen konu, bazı kesimlerin belirli oranlarda para karşılığı oy verdiği, para ile oy pazarlığı idi. Bunun yanında yapılan yiyecek içecek mutfak yardımları gibi konulardı.
Pek çoğunuz ya sen bunu bilmiyor muydun Halim Akca diyenleriniz mutlaka olacak. Amma başbakan yardımcılığı yapmış, bakanlık yapmış, bir zamanlar iktidar partisinin en güçlü adaylarından birisi açıklıyorsa önemli konu. Hal böyle olunca bu memleket kalkınmaz, eğer bir insan ne kadar fakir olursa olsun, bir insan ne kadar yardıma muhtaç olursa olsun, nasıl namusunu satamıyorsa oyunuda satmaması gerekiyor. Zaten bir insan oyunu satıyorsa onun ülkeye faydalı olacağına inanmıyorum. Üstelik haydi diyelim birkaç çuval makarna, birkaç çuval kömür, 100-200 Tl para, bir küçük altın. Bu verilenler bu insanı kaç gün götürecek, kaç gün geçindirecek. Kaç gün çoluğuna çocuğunun ihtiyacına yetecek. Siyasetçi sadece seçilmeyi düşündüğü zaman, kişi günü kurtardığı sürece daha bu işsizlik kat kat artar kişiler perişan ülke felakete sürüklenmiş olur.
Oylarını üç beş kuruşa satan yada bir küçük altına satanlar iyi düşünmeli. Güçlü bir Türkiye için sabah gideceği bir işi olsa, akşam geleceği düzgün yaşadığı bir aile ortamı olması mı, yoksa her dört beş yılda bir gelecek seçimde bir küçük altın alabilmek için mi? Bekleyecek. Artık siyasiler hangi partiden olrsa olsun seçilme uğruna maddi ve manevi rantları vaat etmeyi bırakmalı. Dobra dobra topluma ülkeye faydalı olacak konuları çok iyi işlemeli.
Kişiler Üç beş kuruşa oylarını satacaklarına iyi ve güzel bir gelecek istemelidirler. Verilen para bir mutfak tüpünü karşılamak yerine bir mutfak tüpünün 4 yıl cayır cayır artan fiyatı ile yaktığını düşünmeli, belki herkesin arabası olmayabilir ama mazota, benzine gelen zam her türlü maliyeti arttırdığı için haftada altın piyasası gibi artan akaryakıtın fiyatını düşünmeliler. Şehirlere aş evleri açıp köle gibi insanları alıştırmak ve uyutmak yerine iş yerleri açılmalıdır. Aş değil iş verilmelidir. İnsanlarımız eroin bağımlısı gibi yardım bağımlısı haline getirilmemelidir.
Avrupa insanının en çok sevdiğim tarafı şu; kişiler takım tutar gibi parti tutmuyor. Seçimlerde başa getirdikleri hükümeti başarılı buluyorlarsa tekrar oy veriyorlar, başarılı bulmuyorlarsa tahtan in bakalım diyor. Sağ sol fark etmiyor. İşte onların kalkına farkı bu. Bu yüzden ki hükümet akaryakıta yiyeceğe, elektriğe, doğal gaza, v.b kuruş zam yapsa halkın sokağa döküleceğini yada iktidar dan indireceğini bildiği için devletin imkanlarını kuruşuna kadar hesaplayıp plan ve bütçesini öyle yapıyor, yola öyle devam ediyor.
Benim önerim şu olacak hangi siyasi partiye olursa olsun NAMUS sayılan OYUNUZU para karşılığı, yardım karşılığı seçimlerde kullanmaktan vaz geçelim artık. Eğer bu gün kendinizi düşünmüyorsanız gelecekte çocuğunuzun, torununuzun köle gibi uyutularak yardımlara köle kalmasını istemiyorsanız hür vicdanınızın sesine göre OYLARINIZI VERİNİZ.
İki sözümde işverenlere olacak. Kendi rantlarınız, kendi çıkarlarınız doğrultusunda çalışan işçinizi falan partiye oy vereceksiniz diye zorlama hakkınız yok. İşçiyi satmanıza hakkınız hiç yok. Sonrada ben falancayım diyerek toplum içerisinde böbürlenmeye hakkınız hiç yok. Unutmamak gerekiyor ki oy namustur diyoruz. Peki işçinin oyunu, yanında çalışan işçiyi pazarlamanın anlamı ne oluyor. Bunun da anlamını bilmeyenin yok olduğunu tahmin ediyorum.        
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akca GAzete 323. Sayı
Akca GAzete 323. Sayı
30 yıl sonra parmaklarına kavuştu
30 yıl sonra parmaklarına kavuştu