Sivil Toplum Örgütleri Bucak’a sahip çıkmıyor
Halim AKCA

Sivil Toplum Örgütleri Bucak’a sahip çıkmıyor

Bu içerik 204 kez okundu.
            Maalesef ilçemizde faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri, odalar, dernekler ve ilçe merkezinde bulunan kooperatifler amaçlarına göre kullanılıp toplumu çok etkili şekilde temsil etmemektedirler. Belki bu sivil toplum örgütlerini oluşturan kurum ve kuruluşların yönetim kurulu ve başkanları içerisinde çok sevdiğim ve değer verdiğim insanlar olabilir. Ama sevgi, saygı ayrı, görev anlayışı farklı olduğu için bu konuyu almak zorundayım.
            Gerçi iş işten geçti. Geçen yıl plan aşamasında iken Bucak’a yapılacak Adliye Binası için siyasiler ile görüşmelerim oldu. Maalesef başta sayın Ak Parti Burdur Milletvekili Mehmet Alp olmak üzere bir çok kişi ile görüşmelerimde; Bucak Orman İşletme Müdürlüğünün Şirlek’te bulunan orman deposu arazisi hazineye devredilmiş, oradan da Adliye Binası yapılması için Adalet Bakanlığına devri yapıldı. Ben Orman İşletme deposunun yerinin burada an farkı ile faaliyet gösteren Hikmet Tolunay Meslek Yüksek Okuluna münasip olduğunu var gücümle savundum. Doğrusuda bu idi. Çünkü bu bölge imara kapalı, dip dibe yapılmış evler, doğru dürüst yolları olmayan bir bölge ve en önemlisi de bu okulumuzun sınırı Ormana sınır olması idi. Gelişmeye kapalı bir bölge konumunda çünkü Hikmet Tolunay Meslek Yüksek Okulu bahçesine son yapılan Yurt Kur binası ile daralmış bir kasaba ilk okulu konumuna düşürmüştü. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi birde Emin Gülmez Meslek Yüksek Okulu Hikmet Tolunay Meslek Yüksek Okulu dibine yapıldı.
            Kısacası üst üste okullar sıkıştı kaldı. Şimdi birde Emin Gülmez Meslek Yüksek Okulunun dibine şu günlerde Adliye Binası yapılacak. Keşke Adliye Binası buraya yapılması idi de Yüksek okullarımız müşterek kam püste birleşse adlarına layık bir çevre düzeni yapılsa idi.
            İşte bütün bunlardan ilçemizde yapılması düşünülen bir çalışma sadece iktidar partisi içerisinde görüşmeler yapılıyor doğru yanlış oldu bittiye getirildiğini düşünüyorum. Hal bu ki bu çalışmalara ilçemizde faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri, odalar, dernekler ve kooperatifler de katılsa görüşü alınsa olmaz mı?. Gerçi sivil toplum örgütlerindeki kurumlar olsun, odalar, dernekler ve kooperatifler bu güne kadar üyelerinden aidat toplayıp, binalar yaptırmaktan başka ne yaptı? Gerçi yaptırdıkları binalara da sahip olup olmadıkları tartışılır.
            İlçe ekonomisinde üyelerinden aidat toplamaktan başka bir şey yapmayan bazı dernek, oda ve kooperatiflerden söz etmek istiyorum.
Esnaf ve Sanatkarlar Odası ; Başkanı bu yıl seçilen Celal Bektaş. Yeni seçilmesine rağmen genç olmasına rağmen seçildiği günden bu tarafa çok aktif ve başarılı bir çalışması ve yatırımı yok. Esnaf ve sanatkar için faydalı bir atağı ve çalışması yok. Esnaf ve Sanatkarın sattığı malını tezgahına koyamadığı şu günlerde borçları yüzünden elektriği, suyu kesiliyor, bağkura olan borcu yüzünden hastaneye gidip muayene olamıyor ilacını alamıyor. Bu konularda bir çalışması varsa bildirsin bizde sizlere aktaralım.
Bucak Ticaret ve Sanayi Odası; Başkanı Hasan Yalçın Meçikoğlu. Meçikoğlu’da yatırımcıya çok büyük bir katkısı yok. Mermer fabrikalarının bir çoğu borç batağında. Yatırımcıya ve üyesi bulunduğu esnaflara çok büyük bir katkısı yok.
Şoförler ve Otomobilciler Odası; Başkanı Yusuf Top. Çok başarılı, nasıl mı; Bucak tarihini nakliyecilik ile yazmış. Ününü nakliyecilik ile duyurmuş. Şoförler ve Otomobilciler Odası Halil İbrahim Ak döneminde beraberinde Yusuf Top ile birlikte odaya binalar yaptırmış, hem de boy boy, biraz sonra sıra Esnaf ve Sanatkarlar Kooperatifine gelecek, bu kooperatif ile bina yaptırma yarışına girerken üyelerini unutmuş. İlçemizde nakliyeciliği bitirme noktasına getirilmiş. Kamyoncusu, otobüsçüsü iflas etmiş. Kısacası üyeleri için yapılan hiçbir aktif faaliyet yok.
Esnaf ve Sanatkarlar Kredi  Kooperatifi: Başkanı Hacı Ali Civan. 1990 lı yıllarda bu kooperatifin koltuğuna oturmuş bir daha da her halde kalkmayacak. Zor durumda olan esnaf zorunlu olarak bu kooperatifin kanalı ile kredi çekiyor. Ödüyor, ödeyemiyor, icralık oluyor. Hacı Ali Civan koltuğa oturduğu yıllarda yukarıda da belirttiğim gibi Şoförler ve otomobilciler odası ile bir bina yaptırma yarışına girdi. Önce şimdiki yeri olan 5-6 katlı yeri yaptırdı. Sonra otogar yanına Bucak’ın en büyük 10 katlı binasını yaptırdı. OOOO Ali Civan’a denilecek bir şey yoktu. 10 Katlı bina yaptır dı ya. Sonra nedense bu binayı sıvasını bile yaptırmadı. Çünkü yarış bitmişti. EE ne olacak bu bina hastane olsun diye hastanelerin peşinde çok koştu, okul olsun diye çok koştu, yurt olsun diye çok koştu. Hiç birinde de başarılı olamadı. Sonunda bu binayı çekirdek parasına bir kuruluşa bağışladı. Bağışladı. Peki esnafın kazancı ne. Faizler ödeyerek, icralarda malını satarak kaybettiklerinin hiç faydası olmayacak mı?. Tabi ki olmayacak. Şimdi ben Ali Civan’a soruyorum. Ali bey, yarışırcasına yaptırdığın bu binayı 10 kat yapacağına, 3-5 kat yapsan da bir işe yarasa olmaz mı idi?. 2-3 kat yapsan da öğretmen evi oluyor, polis evi oluyor da bir esnaf evi olamaz mı idi. Bir esnaf lokantası yapsan da. Bari esnafın üyelerin iki lokma yemek yese olmaz mı idi. Bu kararı okuyuculara bırakıyorum.
            Asıl şimdi soruyorum. İşte bizim sivil toplum örgütünün başında duranlar kendilerini sadece resmi törenlerde ön safhaya çıkarır. İlçeye yapılması düşünülen bir yatırım da hiçbir söz söylemezler. Eğer söyleyecek olurlarsa üyelerin büyük bir bölümünün haberi olmadan yapılan genel kurullarda herkese haber verilirse altındaki başkanlık koltuğu sallanmaya başlar.
Adliye Binası Bucak Barosu karşı çıktığı, adliye çalışanları karşı çıktığı, çoğu basının karşı çıktığı halde birkaç kişinin kişisel kanaati ve tercihi ile Hikmet Tolunay ve Emin Gülmez Meslek Yüksek okulları yanına bir dershane gibi yapılmasına göz yumuldu. Sivil toplum örgütleri, dernekler, odalar ve kooperatifler sustu. Şimdi aylardan bu tarafa Bucak Devlet Hastanesi tartışılıyor. Akşam Sabah onun kararı da üç kişi arasında alınır. Kimseye söz verilmez. Basının anket çalışmaları göz ardı edilir. Mevcut 297 yataklı Devlet Hastanesi dururken, bu hastane de yatak yetmezken 300 yataklı Devlet Hastanesi Toki Bölgesine yapılması karar alınır. Zaten senin 297 yataklı hastanen var. Belki yeterli normları taşımayabilir. Ama zamanla bunlar normlar oluşturulabilir. Hal bu ki 300 yataklı Devlet Hastanesi Mevcut Hastane binası yanına yapılsa da 297 yatağı bırak 150 yatak bu binadan kazınılsa olmaz mı.?
            Şimdi Sivil toplum örgütü ve kuruluşlara tüm okurlarımıza sesleniyorum. Bucak’ın kaderi 3-5 kişinin elinde olmamalıdır. Gelin sesinizi herkese duyurun. Bucak’ın hakkını sizde savunun, sizde önerilerinizi verin. Adliye Binası 3-5 kişinin tercihi ile yanlış yere yapıldı. Bari Bucak Devlet Hastanesine sahip çıkın. Hastanenin nereye yapılacağı önemli değil ama elde zaten 297 yatak bir hastane binası var. Hepside yeni binalar. Bu binalardan 297 yatağı bir tarafa bırak 150 oda çıksa +300 yataklı bir hastane daha yapılsa işet 450 yatak  ile hastane o zaman hastane olur. Toki bölgesine yapılacak 300 yataklı da olsa Devlet Hastanesi yapıldığı gün yetersiz gelir. Bucak Devlet Hastanesine tüm Bucak’lıların sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum. Uyuma aşamasında olan, koltuk sevdasında olan sivil toplum örgütleri artık gözünü açmalı Bucak’ın haklarını savunmalıdır.          
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akca Gazete 331. Sayı
Akca Gazete 331. Sayı
ATSO'dan genç işsiz uyarısı
ATSO'dan genç işsiz uyarısı