‘Hava kirliliği üreme sağlığını olumsuz etkileyebilir’

İSTANBUL, (DHA)- HAVA kirliliği günümüzde en önemli çevresel sağlık sorunlarından biridir. Solunan havanın yalnızca akciğerleri ve kalbi değil, kadın ve erkek üreme sağlığını da etkilediğini belirten Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Işık Kaban, “Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, uzun süre kirli havaya maruz kalmanın çocuk sahibi olma şansını olumsuz etkileyebileceğini göstermektedir” diye konuştu.

Kadınların doğurganlık kapasitesi büyük ölçüde yumurtalık rezervine bağlıdır. Yumurtalık rezervini değerlendirmede kullanılan önemli göstergelerden biri Anti-Müllerian Hormondur (AMH). AMH düzeyi yaşla birlikte doğal olarak azalır; ancak sigara, stres ve çevresel faktörler bu azalmayı hızlandırabilir diye belirten Bahçeci Tüp Bebek doktorlarından Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Işık Kaban, “Araştırmalar, hava kirliliğinin yoğun olduğu ve trafiğin fazla olduğu bölgelerde yaşayan kadınlarda AMH düzeylerinin daha düşük olabildiğini göstermektedir. Bu durum, hava kirliliğinin yumurtalıklar üzerinde olumsuz bir etki yaratabileceğini düşündürmektedir. Kirli havaya uzun süre maruz kalmanın, yumurtalıkların biyolojik yaşlanma sürecini hızlandırabileceği öne sürülmektedir” dedi.

ERKEKLERDE HAVA KİRLİLİĞİ VE SPERM KALİTESİ İLİŞKİSİ

Erkek üreme sistemi çevresel faktörlere karşı oldukça hassastır. Havadaki çok küçük partiküller solunum yoluyla vücuda girerek kan dolaşımına karışabilir. Bu maddelere uzun süre maruz kalmanın sperm üretimi ve kalitesini olumsuz etkileyebileceğini belirten Doç. Dr. Kaban, “Bilimsel çalışmalarda, hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan erkeklerde sperm sayısında azalma, sperm hareketliliğinde bozulma ve sperm DNA hasarında artış bildirilmiştir. Bu değişiklikler, gebelik şansını ve sağlıklı embriyo gelişimini olumsuz etkileyebilir” diye konuştu.

HAVA KİRLİLİĞİNİN GEBELİK SÜRECİ VE BEBEK SAĞLIĞINA ETKİSİ

Doç. Dr. Işık Kaban son olarak şunları söyledi:

“Hava kirliliğinin etkileri yalnızca gebelik oluşana kadar değil, gebelik süreci boyunca da devam edebilir. Kirli havaya maruz kalmak, bazı olumsuz gebelik sonuçlarının görülme riskini artırabilmektedir. Bu nedenle gebelik döneminde olduğu kadar, gebelik öncesinde de temiz hava solumak anne ve bebek sağlığı açısından önemlidir. Hava kirliliğini tamamen ortadan kaldırmak bireysel olarak mümkün değildir. Ancak maruziyeti azaltmak için bazı önlemler alınabilir. Sigara ve pasif dumandan uzak durmak, yoğun trafikli alanlarda uzun süre bulunmamak, yaşam alanlarında hava kalitesine dikkat etmek ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek bu önlemler arasında yer alır. Bu önlemler her zaman tek başına yeterli olmasa da üreme sağlığını korumada destekleyici bir rol oynar. Çevresel faktörlere rağmen gebelik elde edilemeyen durumlarda ise yardımcı üreme tedavileri önemli bir seçenek olmaya devam etmektedir. Sonuç olarak; hava kirliliği tek başına kısırlık nedeni değildir. Ancak kadın ve erkek üreme sağlığını olumsuz etkileyebilen önemli bir risk faktörüdür. Bu nedenle temiz hava, yalnızca çevresel bir konu değil; gelecek nesillerin sağlığıyla doğrudan ilişkili bir konudur.”