Kazaların Gölgesinde Yanlış Tartışmalar, Sorun Yetki mi, Gerçekler mi?

Gündem (Akca Gazete) - Akca Gazete | 05.05.2026 - 11:05, Güncelleme: 05.05.2026 - 11:05
 

Kazaların Gölgesinde Yanlış Tartışmalar, Sorun Yetki mi, Gerçekler mi?

Antalya–Isparta karayolunda son aylarda artan ölümlü kazalar, kamuoyunda haklı bir endişe yaratırken; tartışmanın yönü, ne yazık ki çözümden uzak bir noktaya sürükleniyor. AK Parti Isparta Milletvekili Osman Zabun’un, “söz konusu güzergâhta denetim ve idari yetkinin Isparta’ya devredilmesiyle olumsuzlukların azalacağı” yönündeki açıklaması, meseleyi farklı bir eksene taşımış durumda.
Ancak açık konuşmak gerekiyor: Bu kazaların temelinde yatan gerçekler ortadayken, konuyu “yetki devri” tartışmasına indirgemek, sorunu çözmek yerine örtbas etmeye benzer. Çünkü mesele; hangi ilin denetlediği değil, yolun fiziki durumu, altyapı eksiklikleri ve sürüş güvenliğini doğrudan etkileyen unsurlardır.   Öte yandan göz ardı edilen çok önemli bir gerçek daha var: Burdur–Antalya karayolundaki aşırı denetimler. Bölünmüş ve daha güvenli olması gereken bu güzergahta, sürücüler adeta radar ve elektronik denetleme sistemleri arasında sıkışmış durumda. Neredeyse her birkaç kilometrede bir karşılaşılan kontroller, özellikle nakliyeci esnafı için ciddi bir baskı oluşturuyor.   Sonuç ne oluyor? Sürücü, cezadan kaçmak için daha az denetlenen, ancak çok daha riskli olan bölünmemiş yollara yöneliyor. Yani güvenliği artırmak amacıyla yapılan yoğun denetimler, ters etki yaratarak sürücüyü daha tehlikeli güzergâhlara itiyor. Bu tabloyu görmezden gelmek, gerçeğe göz kapatmaktır.   Dahası, bu uygulamalar toplumda “vatandaşın cebine uzanan gizli bir el” algısı oluşturuyor. Trafik güvenliği adına yapılan denetimlerin, gelir odaklı bir uygulama gibi algılanması; hem kamu otoritesine duyulan güveni zedeliyor hem de sistemin meşruiyetini tartışmalı hale getiriyor.   Şu soruyu sormadan geçmek mümkün değil: Amaç gerçekten kazaları azaltmak mı, yoksa sürücüyü cezai yaptırımlarla hizaya getirmek mi? Eğer amaç güvenlikse, o zaman sürücüyü güvenli yollarda tutacak bir denge kurulmalıdır. Aksi halde, kağıt üzerinde sıkı denetim var gibi görünür; ancak sahada risk büyümeye devam eder.   Sonuç olarak; Antalya–Isparta yolundaki kazaları azaltmanın yolu, yetki tartışmalarıyla zaman kaybetmek değil, yolun fiziki şartlarını iyileştirmek, altyapıyı güçlendirmek ve denetim anlayışını yeniden gözden geçirmekten geçer. Aynı şekilde Burdur–Antalya yolundaki denetim politikaları da sürücüyü sistemin dışına itmeyecek şekilde yeniden ele alınmalıdır.   Çünkü gerçek çok net: Güvenlik, sürücüyü köşeye sıkıştırarak değil; doğru, dengeli ve akılcı politikalarla sağlanır.
Antalya–Isparta karayolunda son aylarda artan ölümlü kazalar, kamuoyunda haklı bir endişe yaratırken; tartışmanın yönü, ne yazık ki çözümden uzak bir noktaya sürükleniyor. AK Parti Isparta Milletvekili Osman Zabun’un, “söz konusu güzergâhta denetim ve idari yetkinin Isparta’ya devredilmesiyle olumsuzlukların azalacağı” yönündeki açıklaması, meseleyi farklı bir eksene taşımış durumda.

Ancak açık konuşmak gerekiyor: Bu kazaların temelinde yatan gerçekler ortadayken, konuyu “yetki devri” tartışmasına indirgemek, sorunu çözmek yerine örtbas etmeye benzer. Çünkü mesele; hangi ilin denetlediği değil, yolun fiziki durumu, altyapı eksiklikleri ve sürüş güvenliğini doğrudan etkileyen unsurlardır.

 

Öte yandan göz ardı edilen çok önemli bir gerçek daha var: Burdur– Antalya karayolundaki aşırı denetimler. Bölünmüş ve daha güvenli olması gereken bu güzergahta, sürücüler adeta radar ve elektronik denetleme sistemleri arasında sıkışmış durumda. Neredeyse her birkaç kilometrede bir karşılaşılan kontroller, özellikle nakliyeci esnafı için ciddi bir baskı oluşturuyor.

 

Sonuç ne oluyor? Sürücü, cezadan kaçmak için daha az denetlenen, ancak çok daha riskli olan bölünmemiş yollara yöneliyor. Yani güvenliği artırmak amacıyla yapılan yoğun denetimler, ters etki yaratarak sürücüyü daha tehlikeli güzergâhlara itiyor. Bu tabloyu görmezden gelmek, gerçeğe göz kapatmaktır.

 

Dahası, bu uygulamalar toplumda “vatandaşın cebine uzanan gizli bir el” algısı oluşturuyor. Trafik güvenliği adına yapılan denetimlerin, gelir odaklı bir uygulama gibi algılanması; hem kamu otoritesine duyulan güveni zedeliyor hem de sistemin meşruiyetini tartışmalı hale getiriyor.

 

Şu soruyu sormadan geçmek mümkün değil: Amaç gerçekten kazaları azaltmak mı, yoksa sürücüyü cezai yaptırımlarla hizaya getirmek mi? Eğer amaç güvenlikse, o zaman sürücüyü güvenli yollarda tutacak bir denge kurulmalıdır. Aksi halde, kağıt üzerinde sıkı denetim var gibi görünür; ancak sahada risk büyümeye devam eder.

 

Sonuç olarak; Antalya– Isparta yolundaki kazaları azaltmanın yolu, yetki tartışmalarıyla zaman kaybetmek değil, yolun fiziki şartlarını iyileştirmek, altyapıyı güçlendirmek ve denetim anlayışını yeniden gözden geçirmekten geçer. Aynı şekilde Burdur– Antalya yolundaki denetim politikaları da sürücüyü sistemin dışına itmeyecek şekilde yeniden ele alınmalıdır.

 

Çünkü gerçek çok net: Güvenlik, sürücüyü köşeye sıkıştırarak değil; doğru, dengeli ve akılcı politikalarla sağlanır.

Burdur HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akcagazete.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.