Neden akarsu değil de taşkın suyu?
Neden akarsu değil de taşkın suyu?
Neden akarsu değil de taşkın suyu?
Bucak’ta son günlerin konusu içme suyu projesi, bazı siyasiler ballandıra ballandıra projeyi anlatırken, Kestel köylüleri “Biz suyumuzu vermeyiz” diyerek isyan edip ayaklanıyor.
Ben hala Bucak içme suyu temini projesinden bir şey anlayamadım. Bakın Ak Parti İlçe Başkanı Sayın Osman Taşkın yaptığı basın açıklamasında şöyle diyor “Bucak Kestel Köyü sınırlarında yer alan Yazıpınar Kaynağı’nın kış aylarında ulaştığı yaklaşık 4,5 milyon m³ su, toprak düden girişinden alınarak arıtma tesisine aktarılacaktır. Bunun için 1 adet modern pompa binası inşa edilecek ve yaklaşık 25 km uzunluğunda isale hattı projelendirilecektir.
Yazıpınar kaynağı nedir?, su düdene akan yerden mi yoksa başka bir yerden mi alınacak. Açıklayıcı bir unsur yok. Sanki gizli tutulan bir şey var gibi!.
Bucak’ta yaklaşık 40 yıldır gazetecilik yapıyorum, çok milletvekilleri, valiler, kaymakamlar ve belediye başkanları gördüm.
Şimdi soruyorum.
Bucak için neden bir akarsu (kaynak suyu) düşünülmedi de buldunuz buldunuz taşkın suyunu projelendiriyorsunuz.
Hemen başka su mu var dinilecek.
Burnumuzun dibindeki Karacaören Baraj suyunu neden Antalya’ya peş gâh çektiniz?,
Yazılmış ya, hani 1 tane modern pompa ile 25 km basacağınıza ha 35 km de basardınız?.
O zamanlarda Bucak’ta milletvekili yok mu idi, politikacı yok mu idi?
Yıllarca o milletvekili geldi, öteki milletvekili ile kavga ederken hükümetin güçlü, paranın bol olduğu günlerde ne yapıldı?. Hiçbir şey.
Peki sazakta DSİ içme suyu sontaj için belediye izin verdi. Su Bucak’a değil başka bir köye verildi. Peki neden?.
Demek ki Bucak’ın su ihtiyacı yoktu.
Çok uzatmadan Bucak’ın içme suyu projesi için gayret gösterenlere sormak istiyorum. Neden bir kaynak suyu, neden bir akarsu neden bir baraj suyu düşünülmedi de taşkın suyu için uğraşılıyor.
Temiz içecek bir su yerine taşkın suyu tercih ediliyor.
Şimdi gelelim şu meşhur düdenden Kestel Köyünden düdenden gelecek taşkın suyuna!
Öncelikle başta DSİ yetkilileri ve Bucak içme suyu projesi altında imzası bulunanlara şunu sormak istiyorum.
Kestel’de bulunan Toprak Düden, Yusuf boğdu ve Hacıhatıp düdenleri ne zaman açılmış kim açmış bu soruyu sormak istiyorum.
Arkasından Kestel’de açılan bu düdenlere DSİ tarafından açılan taşkın koruma kanalları nerelerden nereye akıyor bunu sormak istiyorum.
Ben bildiğim kadarı ile yazayım.
Kestel’deki düdenlere DSİ’nin açtığı yapılış ve açılış amacı da Bucak Aykıtça deresi, Bucak Turba yolundan giden dere, Dereköy’ den giden dere, Kestel köyünden akan dereler, Bucak Kanalizasyonu arıtma tesisi atık suyu Karapınar ve Avdancık tarafından gelen derelerden oluşan en az 6-7 dere birleştirilerek bahar aylarında oluşan aşırı yağışlar ekili ve dikili sahalara zarar vermemesi için DSİ kanallar açarak düdenlere bağlamıştır.
DSİ kanallarının da asıl amacı budur.
Şimdi bu projeyi hazırlayanlara ve projeye onay veren DSİ ye sormak istiyorum.
DSİ’nin açtığı bu kanalların asıl amacı taşkın sularını düdenlere aktarılması değil mi?.
Sayın Ak Parti İlçe Başkanı Osman Taşkın siz hani yazıyorsunuz ya Yazıpınar Kaynağı’nın kış aylarında ulaştığı yaklaşık 4,5 milyon m³ su, toprak düden girişinden alınarak arıtma tesisine aktarılacaktır.
Diyorsunuz ya, bu düdene akan su adı üstünde taşkın suyu bu su temiz değil. Her ne kadar arıtma tesisinde arıtılsa da; bu suda her türlü pislik var, tarım ilacından tut, hayvan leşine kadar hepsi oluyor. Allah aşkına Bucak halkına buldunuz da bu suyumu buldunuz.
Mademki bu suyu içirecektiniz hiç uğraşmayacaktınız. Bucak Belediyesi arıtma tesisinden akan su DSİ kanallarına veriliyor. Bu suya arıtma tesisi kurma projesi hazırlansaydı ya. İkisinin arasında bir fark yok.
Toprak düdene akan taşkın suyu proje hazırlandı meşhur şu su pompası ile basıldı ve süper arıtma tesisleri kuruldu diyelim.
Kestel Köyünde DSİ kanalları ve bu düdene akan sular öyle yazıldığı çizildiği gibi, şelaleler oluşturduğu gibi görüldüğüne bakmayın. Bu şelale sadece bahar aylarında 1-2 aylığına yukarıda yazdığım derelerden gelen taşkın yağmur suları ile coşmaktadır. Nisan Mayıs gibi coşar haziranda kesilir. Milyonlarca para harcanılarak yapılacak bu tesis yılın iki ayı için midir?
GELELİM GERÇEK MESELEYE
Şimdi bu su projesini her kim hazırladı ise, buna kimler onay verdi ise, kısacası bu aşta kimin imzası var ise, bunlar kalkıp Kestel Köyüne gitselerdi. Köy Muhtarı, ihtiyar heyeti hatta tüm köylüyü toplayıp deselerdi ki;
Biz Bucak olarak içme suyu sıkıntısı çekiyoruz, önce kendi bölgemizde başlayarak bir çalışma yapmak istiyoruz. Yıllardan bu tarafa Kestel suyu gözde durumda bu su ne durumdadır?, size yetiyor mu, fazlalık var mı, yok mu?, belki yaz aylarında sizlerde sıkıntı çekiyorsunuz ama en azından kış için bir destek verilebilir mi bu konuda yardım ve destek bekliyoruz. Bunun karşılığında bizde Kestel köyüne şu şu destekleri verebiliriz gibi diye bir öneri oldu mu?.
Olup olmadığını bilmiyorum.
Her şey iyi diyaloglar, karşılıklı konuşmalar ile çözüle bilinecek iken neden kutuplaşmaya gidiliyor anlam veremiyorum. Allah göstermesin ileriki günlerde kötü şeyler olsa sorumlusu kim olacak. Köylüyü köylüsü ile kötü durumuna düşürülüyor. Köylülerin rızası alınarak yapılsa çok iyi olurdu.
KESTEL KÖYÜ YILLARCA ÜVEY EVLAT MUAMELESİ GÖRDÜ
Evet yukarıda hani deniliyor ya kışın şu kadar metre küp su düdenlere akıyor diye
Kestel Köylüleri yıllarca hem içme suyu hem de sulama suyu projeleri için isyan ediyor. Yıllardan bu tarafa gerek kapalı gerekse açık sulama suyu projeleri istediler. Ama bu güne kadar hiç biri yapılmadı. Eğer yapılsaydı. Kestel ovası toprağına insanı diksen meyve verir. Eğer sulama suyu projesi devreye sokulsaydı, denilen şu kadar metre küplük su bu gün Kestel ovası topraklarında yılın 12 ayı ürün alınması için imkan sağlar, çiftçinin yüzü gülerdi. Üretimde söz sahibi olurdu. Sadece kuru hububat değil, Antalya’nın arka bahçesi konumundaki bu ovada her türlü sebze meyve yetişirdi. Doğru dürüst sulama projesi, sulama kanalı olmadığı için köylü ilkesel sistemler ile suyu tarlasına akıtmaya kalksa zaten 10 yıllık ürün gelirini ancak karşılardı.
Projeyi hazırlayan ve onaylayanlara ve siyasilere sesleniyorum.
Gelin Kestel köyünün köylülerin istediği şekilde modern tüm ovayı kapsayacak şekilde sulama suyu projesini hayata geçirin, eğer su fazlalığı varsa köylülerden gönüllü şekilde isteyin derim.
Kestel Köyü’ne bu güne kadar üvey evlat muamelesi yapıldı.
Baktığım zaman Burdur’da köyler sıcak asfaltlara, kilit parka taşları ile affınıza sığınarak merkebin bile zor geçtiği yerler kilit parka taşı döşemesi yapıldı. Bir gazeteci olarak bundan gurur duyuyorum. Bu memleket bizim tabi ki yapıldı tabi ki yapılacak. Kesinlikle itirazım yok.
Şimdi başta sayın valimiz ve kaymakamımız ve siyasetçilere seslenmek istiyorum. Kestel köyünde daha mahalle aralarında ne asfalt var ne kilit parka, kışın çamurdan yazın tozdan insanlar evlerinin balkonunda oturamıyor. Yazın en sıcak günlerinde bile yol tozundan kapı pencere kapatıyor. Sorulduğu zaman Kestel’e şu kadar kilit pare taşı verilmiş şu köye bu köye bu kadar verilmemiş sözleri ile savunma yapılıyor. Allah aşkına her kuşun büyüklüğüne göre kuyruğu olur. Köy küçüktür az vermiş, büyüktür çok vermiş olabilirsin. Önemli olan o köyde hizmet tamamlanmış mı tamamlanmamış mı ona bakacaksın.
Eskiden özel idare olsun, köylere hizmet götürme birliği olsun ivedilik durumuna göre bazı hizmetleri yapardı.
Peki şimdi
Özel idareye iş yaptırmak çok zor, sordun mu proje, seneye projeye alınsın, olmadı öbür seneye inşallah olur. İnşallahlar ile nice yıllara!
Burdur HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

