Mahkemeden kanser ilacı için önce tedbir, sonra ret kararı
Mahkemeden kanser ilacı için önce tedbir, sonra ret kararı
Mahkemeden kanser ilacı için önce tedbir, sonra ret kararı
Gizem CENGİL-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA, (DHA)- ANKARA'da mahkeme, meme kanseri hastası Zeynep Elibol'un (33), tedavide kullanması gereken 33 bin TL'lik ilacın önce Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanması için verdiği ihtiyati tedbir kararını, daha sonra bilirkişi raporunu gerekçe göstererek kaldırıp, davanın reddine karar verdi. SGK da dava sürecinde Elibol'un kullandığı ilacın parasını geri istedi.
Zeynep Elibol'a, 5'inci çocuğuna hamileyken 2024 yılında 4'üncü evre kanser teşhisi konuldu. Hamilelik sürecinde bazı tetkikleri yapılamadığı için geç teşhis konulan Elibol'un tedavisi, doğumun ardından başladı. Elibol, yaklaşık 1 yıl uygulanan kemoterapi ve akıllı ilaç tedavisinden sonuç alamadı. Bunun üzerine doktorlar tarafından 'trastuzumab deruxtecan' etken maddeli ilaç önerildi. Elibol, 33 bin 547 TL olan ilacın karşılanması için SGK'ya başvurdu. Ancak SGK, ilaç geri ödeme listesinde bulunmadığı gerekçesiyle ret kararı verdi. Elibol, Ankara 3'üncü İş Mahkemesi'nde SGK'nın işleminin iptali ve ilacın bedelinin karşılanması talebiyle dava açarak, ihtiyati tedbir talebinde bulundu. Mahkeme, davacının tedavisi için elzem olduğu iddia edilen ilacın tedarikinde gecikme olması halinde telafisi güç zararlar yaşanabileceği gerekçesiyle dava sürecinde ilacın SGK tarafından karşılanması için 5 Haziran 2025'te ihtiyati tedbir kararı verdi.
BİLİRKİŞİ RAPORU GEREKÇE GÖSTERİLDİ
Mahkemenin kararı ile Elibol, ilacı kullanmaya başladı. Ancak mahkeme 6 Kasım 2025'teki kararında davanın reddine karar verdi. Kararda bilirkişi kurulunun raporu gerekçe gösterildi. Gerekçeli kararda bilirkişi kurulunun 10 Ağustos 2025 tarihli raporunda; 'davacının durumundaki hastalar için dava konusu ilaç da dahil olmak üzere herhangi bir tedavi ile kanserde tamamen iyileşme sağlamak mümkün olmadığı, bu grup hastalar için verilen tedavilerin amacının hastaların yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitesini korumak olduğu, davacının herhangi bir tedavi yöntemi ile tamamen sağlığına kavuşması, tamamen iyileşmesinin mümkün olmadığı, ancak dava konusu ilacın sağ kalım katkısı gösterdiği, ilacın muadilinin bulunmadığı' şeklinde görüş bildirildiği belirtilerek, "Söz konusu ilacın kullanılmasının zorunlu olmadığı, hayati öneme haiz olmadığı, faz çalışmalarının da tamamlanmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddi cihetine gidilmiştir" denildi.
Zeynep Elibol, avukatı aracılığıyla kararı istinafa taşırken, SGK da borç bildirim belgesi gönderdi. Zeynep Elibol’un eşi Veysel Elibol’a gönderilen borç bildirim belgesinde dava sürecinde kullandığı ilacın bedeli olan 805 bin 130 TL geri talep edildi.
'MAHKEME SONUCUNDA İLACIM KESİLDİ'
Zeynep Elibol, hamileliğinde birçok test yapılamadığı için teşhisin hamileliğinin 6'ncı ayında konulduğunu söyleyerek, "Erken doğum kararı alındı. Bebeğim 2 ay yoğun bakımda kaldı. Sonra tedavim başladı. Devletin karşıladığı ilaçların neredeyse hepsini kullandım. Yaklaşık 1 yıl sürdü; ama hiçbirinden sonuç alınamadı. Bunun üzerine doktorum SGK geri ödeme listesinde olmayan ilacı almam gerektiğini söyledi. Mahkeme kararıyla 6 kür o ilacı aldım. Bana çok iyi geldi. Ancak mahkeme sonucunda ilacım kesildi. Biz de bu kararı istinafa taşıdık. İlacım hayati önem taşıyor. Özellikle 4’üncü evre hastalar için bu ilaç çok önemli. İlaç kullanılmadığında metastaz riski çok yüksek. Şu an ana borç 806 bin lirayı aştı. Her ay yaklaşık 53 bin lira faiz ekleniyor. Ödesek bile borç bitmeyecek gibi. Bu durum bizi hem maddi hem manevi olarak çok yıpratıyor” diye konuştu.
'DAVA KESİNLEŞMEDEN BORÇ TAHUKKUK ETTİRİLDİ'
Elibol'in avukatı Berkay Özdemir, bilirkişi raporunda ilacın sağ kalıma ciddi katkı sunduğu, muadilinin olmadığı ve kullanılmaması halinde ani hayat kalitesi düşüşü ya da ölüm riskinin bulunduğunun açıkça yer aldığını belirtti. Mahkemenin buna rağmen bilirkişi raporunda yer alan 'dava konusu ilaç dahil herhangi bir tedavi ile kanserde tamamen iyileşme sağlamak mümkün olmadığı' görüşünü dikkate alıp, davanın reddine karar verdiğini söyleyen Özdemir, "Bu kararla birlikte SGK’nın o güne kadar ödediği ilaç bedelleri hastadan geri istenebilir hale geldi. Biz de hem bu geri istemenin önüne geçmek hem de kararın kaldırılması için dosyayı istinafa taşıdık. Şu an dava Bölge Adliye Mahkemesi’nde inceleme sırası bekliyor. SGK, karar kesinleşmeden borç tahakkuk ettirdi ve tahsilat sürecini başlattı. Bugüne kadar ödenen ilaç bedelleri faiziyle hastadan ya da sigortalısından geri isteniyor. Ödenmediği takdirde haciz yoluna gidiliyor. İhtiyati tedbir kararıyla müvekkil bir süre ilacını ücretsiz kullanabildi. Ancak dava kaybedilince tüm bedeller faiziyle geri istendi. Müvekkilin bunu ödeyecek ekonomik durumu yok. Büyük ihtimalle SGK bu borcu haciz yoluyla tahsil edecek" diye konuştu.
'İLAÇ İLK GÜN DE ELZEMDİ, SON GÜN DE ELZEM'
Kararın vicdani yönüne dikkat çeken Özdemir, "Mahkeme başta aciliyet olduğunu gördü. Ne değişti de günün sonunda dava reddedildi? Aslında hiçbir şey değişmedi. İlaç davanın açıldığı gün de elzemdi, bittiği gün de elzemdi. Bilirkişi raporu da bunu açıkça ortaya koydu. Bazı mahkemeler 'yaşam hakkı' diyerek davaları kabul ediyor, bazıları ise Yargıtay kararını gerekçe göstererek reddediyor. Emsal kararlar bağlayıcı olmadığı için her hasta ayrı ayrı dava açmak zorunda kalıyor. SGK bu davalar nedeniyle ciddi vekalet ücretleri ve bilirkişi masrafları ödüyor. Bu kaynakları dava yerine ilaçları geri ödeme kapsamına almak için kullanmalı. Şu an Türkiye genelinde bu tür ilaçlar için yaklaşık 15 bin dava var. Bu davaların çoğu kazanılacak ve SGK’nın bütçesi daha fazla zorlanacak" ifadelerini kullandı. (DHA)
FOTOĞRAFLI
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

