Gündem (DHA) - Demirören Haber Ajansı | Haber Girişi: 03.08.2022 - 10:35, Güncelleme: 03.08.2022 - 10:35

Nesli kritik tehlike altındaki alageyiklerden iyi haber; ilk kez 30 yavru

 

Nesli kritik tehlike altındaki alageyiklerden iyi haber; ilk kez 30 yavru

Nesli kritik tehlike altındaki alageyiklerden iyi haber; ilk kez 30 yavru
Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)- DÜNYADA tek doğal popülasyonu Antalya'nın Düzlerçamı bölgesinde olan ve nesli kritik tehlike altındaki alageyikler için kurulan istasyonda 56 yıldır sürdürülen çalışmalar sonuç verdi. Türkiye'de birey sayısı 500'ü aşarken, bu yıl ilk kez yavru sayısı 30'a ulaştı. DKMP 6'ncı Bölge Müdürü Mahmut Temel, "Yaklaşık 2,5 kat artış yaşandı. Şu anda sahada sayabildiğimiz kadarıyla 129 alageyiğimiz var" dedi. Anadolu topraklarına özgü endemik bir tür olan alageyiğin, dünyadaki tek doğal popülasyon yerinin Antalya'nın Düzlerçamı bölgesi olarak biliniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü 6'ncı Bölge Müdürlüğü'nce, nesli kritik tehlike altındaki türler arasındaki alageyiğin popülasyonunun artırılması için 56 yıldır devam eden bir proje bulunuyor. 1966 yılında 29 bin hektarlık Düzlerçamı bölgesindeki ormanda, sadece 7 birey kalan alageyikler için 35 hektarda Eşenadası Alageyik Üreme İstasyonu kuruldu. NESLİ KRİTİK TEHLİKE ALTINDA Alageyik sayısının artmasıyla istasyon yıllar içinde genişletilerek, toplam 521 hektara ulaştı. Nesli kritik tehlike altında olan ve avlanması yasaklanan alageyikler, yıllar içinde hem Düzlerçamı ormanında hem de orman içindeki istasyonda çoğaldı. Sayıları artan alageyiklerden bazıları ise tamamen yok olduğu doğal alanları Aydın Dilek Yarımadası Milli Parkı, Köyceğiz Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ve Manavgat Kapan bölgesine bırakıldı. ÜRETİM SADECE 7 ALAGEYİKLE BAŞLADI DKMP 6'ncı Bölge Müdürü Mahmut Temel, Türkiye'nin biyoçeşitliliği açısından alageyiklerin çok önemli bir tür ve Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nın da doğal olarak yayılış gösterdikleri tek alan olduğunu kaydetti. 1966'da kurulan bu alanda üretim çalışmalarının sadece 7 alageyikle başladığını dile getiren Temel, "Üretme çalışmalarında yavrular elde edildi. 2011 yılında burada elde ettiğimiz yavrulardan, Türkiye'nin muhtelif yerlerine nakiller gerçekleştirilmeye başlandı. Aydın, Muğla ve Manavgat'a alageyikler nakledildi. Yok olmuş yerlerde yeniden alageyiğin yaşaması için çalışmalar yapıldı" dedi. BU YILKİ YAVRU SAYISI 30 Özellikle son bir yıldır sayısının artırılması için yoğun çalışmalar yaptıklarını anlatan Temel, alageyiklerin taze ot ihtiyacı için sahada 70 dönümde ekimler yapıldığını, sulukların da artırıldığını belirterek, "Arazideki bu çalışmalarımızın meyvesini de bu sene aldık, çok keyifliyiz. Geçen yıla göre, bu sene yavru sayısı temmuz ayı sayımında 30 oldu. Yaklaşık 2,5 kat artış yaşandı. Şu anda sahada sayabildiğimiz kadarıyla 129 alageyiğimiz var" diye konuştu. ANTALYA'DAN DÜNYAYA ALAGEYİK Söz konusu artışları standart hale getirmeye çalıştıklarını kaydeden Temel, "Önümüzdeki yıllarda da yavru sayısındaki artış böyle devam ederse; çok daha fazla yere, buradan nakiller gerçekleştirebileceğiz. Yeniden Türkiye'nin bir sürü yerinde, özellikle yaşam alanı sahil kesiminde alageyiği yeniden görebileceğiz. Zaten dünyaya da alageyik buradan yayılmış. Ama şu an maalesef kendi ülkemizde sayımız, son derece az. Fakat buradaki başarı, Türkiye'deki alageyik popülasyonunun artışına da vesile olacak" ifadelerini kullandı. KAN DEĞİŞİMİ İÇİN ÖZEL ALAN Üretim istasyonu dışındaki doğal alanda da alageyikler bulunduğunu dile getiren Temel, tel örgülü alan dışındakilerin de içeri girebilmesi için özel bir tertibat oluşturulduğunu, bu şekilde kan değişimi amaçlandığını kaydetti. Temel, bu kapsamda istasyon dışından iki alageyiğin yakalanarak alana bırakıldığını, böylece sahada kan değişiminin sağlanabileceğini söyledi. Temel, Türkiye genelinde alageyik birey sayısının ise 500'ü aştığını sözlerine ekledi. AVLANMASI YASAK, CEZASI AĞIR Avlanması yasak olan alageyikler için bu yılki tazminat bedeli ise 150 bin TL olarak belirlendi. Son buzul çağı öncesinde Avrupa'da nesli tükenen alageyik, varlığını sürdürdüğü Anadolu'dan alınarak, Romalılar ve 15'inci yüzyılda Rodos Şövalyelerince Avrupa ülkelerine yeniden götürüldü. Türkiye'de ise Hititler dönemindeki resim ve kalıntılarla Van, Tuz Gölü'nün güneyi, Marmara gibi değişik yörelerde bulunan fosillere dayanarak, alageyiğin birçok yörede yaşadığı tespit edildi. 19'uncu yüzyılda Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde doğal olarak yaşadığı bilinen alageyiğin dünyadaki tek saf popülasyonu, Antalya Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ve Eşenadası Yaban Hayatı Üretim İstasyonu'nda bulunuyor. Önceki yıllarda 10'un altında kalan yavru sayısının, bu yıl ilk defa 30'a ulaşması ile DKMP 6'ncı Bölge Müdürü Mahmut Temel, gösterilen başarı nedeniyle istasyon çalışanlarına teşekkür belgesi takdim etti. (DHA) FOTOĞRAFLI
Nesli kritik tehlike altındaki alageyiklerden iyi haber; ilk kez 30 yavru

Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)- DÜNYADA tek doğal popülasyonu Antalya'nın Düzlerçamı bölgesinde olan ve nesli kritik tehlike altındaki alageyikler için kurulan istasyonda 56 yıldır sürdürülen çalışmalar sonuç verdi. Türkiye'de birey sayısı 500'ü aşarken, bu yıl ilk kez yavru sayısı 30'a ulaştı. DKMP 6'ncı Bölge Müdürü Mahmut Temel, "Yaklaşık 2,5 kat artış yaşandı. Şu anda sahada sayabildiğimiz kadarıyla 129 alageyiğimiz var" dedi.
Anadolu topraklarına özgü endemik bir tür olan alageyiğin, dünyadaki tek doğal popülasyon yerinin Antalya'nın Düzlerçamı bölgesi olarak biliniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü 6'ncı Bölge Müdürlüğü'nce, nesli kritik tehlike altındaki türler arasındaki alageyiğin popülasyonunun artırılması için 56 yıldır devam eden bir proje bulunuyor. 1966 yılında 29 bin hektarlık Düzlerçamı bölgesindeki ormanda, sadece 7 birey kalan alageyikler için 35 hektarda Eşenadası Alageyik Üreme İstasyonu kuruldu.
NESLİ KRİTİK TEHLİKE ALTINDA
Alageyik sayısının artmasıyla istasyon yıllar içinde genişletilerek, toplam 521 hektara ulaştı. Nesli kritik tehlike altında olan ve avlanması yasaklanan alageyikler, yıllar içinde hem Düzlerçamı ormanında hem de orman içindeki istasyonda çoğaldı. Sayıları artan alageyiklerden bazıları ise tamamen yok olduğu doğal alanları Aydın Dilek Yarımadası Milli Parkı, Köyceğiz Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ve Manavgat Kapan bölgesine bırakıldı.
ÜRETİM SADECE 7 ALAGEYİKLE BAŞLADI
DKMP 6'ncı Bölge Müdürü Mahmut Temel, Türkiye'nin biyoçeşitliliği açısından alageyiklerin çok önemli bir tür ve Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nın da doğal olarak yayılış gösterdikleri tek alan olduğunu kaydetti. 1966'da kurulan bu alanda üretim çalışmalarının sadece 7 alageyikle başladığını dile getiren Temel, "Üretme çalışmalarında yavrular elde edildi. 2011 yılında burada elde ettiğimiz yavrulardan, Türkiye'nin muhtelif yerlerine nakiller gerçekleştirilmeye başlandı. Aydın, Muğla ve Manavgat'a alageyikler nakledildi. Yok olmuş yerlerde yeniden alageyiğin yaşaması için çalışmalar yapıldı" dedi.
BU YILKİ YAVRU SAYISI 30
Özellikle son bir yıldır sayısının artırılması için yoğun çalışmalar yaptıklarını anlatan Temel, alageyiklerin taze ot ihtiyacı için sahada 70 dönümde ekimler yapıldığını, sulukların da artırıldığını belirterek, "Arazideki bu çalışmalarımızın meyvesini de bu sene aldık, çok keyifliyiz. Geçen yıla göre, bu sene yavru sayısı temmuz ayı sayımında 30 oldu. Yaklaşık 2,5 kat artış yaşandı. Şu anda sahada sayabildiğimiz kadarıyla 129 alageyiğimiz var" diye konuştu.
ANTALYA'DAN DÜNYAYA ALAGEYİK
Söz konusu artışları standart hale getirmeye çalıştıklarını kaydeden Temel, "Önümüzdeki yıllarda da yavru sayısındaki artış böyle devam ederse; çok daha fazla yere, buradan nakiller gerçekleştirebileceğiz. Yeniden Türkiye'nin bir sürü yerinde, özellikle yaşam alanı sahil kesiminde alageyiği yeniden görebileceğiz. Zaten dünyaya da alageyik buradan yayılmış. Ama şu an maalesef kendi ülkemizde sayımız, son derece az. Fakat buradaki başarı, Türkiye'deki alageyik popülasyonunun artışına da vesile olacak" ifadelerini kullandı.
KAN DEĞİŞİMİ İÇİN ÖZEL ALAN
Üretim istasyonu dışındaki doğal alanda da alageyikler bulunduğunu dile getiren Temel, tel örgülü alan dışındakilerin de içeri girebilmesi için özel bir tertibat oluşturulduğunu, bu şekilde kan değişimi amaçlandığını kaydetti. Temel, bu kapsamda istasyon dışından iki alageyiğin yakalanarak alana bırakıldığını, böylece sahada kan değişiminin sağlanabileceğini söyledi. Temel, Türkiye genelinde alageyik birey sayısının ise 500'ü aştığını sözlerine ekledi.
AVLANMASI YASAK, CEZASI AĞIR
Avlanması yasak olan alageyikler için bu yılki tazminat bedeli ise 150 bin TL olarak belirlendi.
Son buzul çağı öncesinde Avrupa'da nesli tükenen alageyik, varlığını sürdürdüğü Anadolu'dan alınarak, Romalılar ve 15'inci yüzyılda Rodos Şövalyelerince Avrupa ülkelerine yeniden götürüldü. Türkiye'de ise Hititler dönemindeki resim ve kalıntılarla Van, Tuz Gölü'nün güneyi, Marmara gibi değişik yörelerde bulunan fosillere dayanarak, alageyiğin birçok yörede yaşadığı tespit edildi. 19'uncu yüzyılda Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde doğal olarak yaşadığı bilinen alageyiğin dünyadaki tek saf popülasyonu, Antalya Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ve Eşenadası Yaban Hayatı Üretim İstasyonu'nda bulunuyor. Önceki yıllarda 10'un altında kalan yavru sayısının, bu yıl ilk defa 30'a ulaşması ile DKMP 6'ncı Bölge Müdürü Mahmut Temel, gösterilen başarı nedeniyle istasyon çalışanlarına teşekkür belgesi takdim etti. (DHA)

FOTOĞRAFLI

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akcagazete.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.